Levent's profileGÖZLER NE RENK OLURSA OL...PhotosBlogListsMore Tools Help

Levent Tatlı

Occupation
Location
Interests
SANA ÇIKMAYAN YOLLARDA
SENDEN İZLER ARADIM
BULDUĞUM YOKLUĞUNDU
ÇARESİZ AVUÇLADIM...
VE BEN DE BÜYÜDÜM BAK...
GÖR NASILDA OLGUNLAŞTI YÜREĞİM
YOKLUĞUNA HAMALLIK YAPTIKÇA...levent_tatli@hotmail.com
LEVENT EKŞİOĞLU

Custom HTML

BİR ÖNCEKİ YAZILAR İÇİN ALTTAKİ TARİHLERİ TIKLAYINIZ

Custom HTML

Custom HTML

 
Myspace Calendar

GÖZLER NE RENK OLURSA OLSUN,GÖZYAŞLARI HEP AYNI RENKTEDİR...

Kelimelere haber saldım...heceleri yağmur ile rüzgarlar getirdi...şimşekleri gizledim sabrımda... ve şimdi gözlerimden oku sessizliğimi... www.levent-tatli.spaces.live.com ® Levent EKŞİOĞLU
Photo 1 of 40
November 13

Karışan saatler içinde...

Karışan saatler içinde hâtırana
Bazı sabahlarla ikindiler yan yana,
Değişik gülleri sanki tek bir baharın;
Bâkir hülyasıyla beyaz ve ürkek yarın,
O sükût bahçesi, ufkunda kuş yerine
Hasret kanat çırpar düşünen ellerine...


Ahmet Hamdi Tanpınar
November 02

BEŞİNCİ MEKTUP

BEŞİNCİ MEKTUP

Ayrılık diye bir şey yok. Bu bizim yalanımız .
Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.
Şimdi nerdesin, ne yapıyorsun?
Güneş çoktan doğdu. Uyanmış olmalısın.
Saçlarını tararken beni hatırladın , değil mi?
Öyleyse ayrılmadık. Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz .

Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum.
Önce beklemekten. Ömür boyunca
ya bekliyor, ya bekletiyor insan ikisi de kötü,
ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.

Bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar, sonra
yürümesini, konuşmasını, büyümesini...

Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını,
kanunlara saygı göstermesini, insanları sevmesini,
aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar.
Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun.

Ya o? Ya o? İnsanlardan dostluk bekliyor,
sevgilisinden sadakat, çocuklarından saygı ve bir
parça huzur bekliyor, saadet bekliyor yaşamaktan.
Zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık.
Aradıklarının çoğunu bulamamış, beklediklerinin
çoğu gelmemiş bir insan olarak göçüp gidiyor
bu dünyadan. İşte yaşamak maceramız bu.

Yaşarken beklemek, beklerken yaşamak ve
yaşayıp beklerken ölmek !

Özleme bir diyeceğim yok. O, kömür kırıntıları
arasında parlayan bir cam parçası.
O, nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı.
O, tek güzel yönü bekleyişlerimizin.

İnsanlığımız, özleyişlerimizle alımlı,
yaşantımız özlemlerle güzel.

Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin.
Bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem.
Bir ışığı var, bir rengi var seni özlemenin anlatılmaz .

Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam;
seni özlediğim içindir.
Beklemenin korkunç zehiri öldürmüyorsa beni;
seni özlediğim içindir.
Yaşıyorsam; içimde umut varsa,
yine seni özlediğim içindir.
Seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki !

 

Ümit Yaşar OĞUZCAN

www.levent-tatli.spaces.live.com

September 21

bir gün anlarsın...

http://img2.blogcu.com/images/m/n/c/mncelep/artik_siir_yzmyrm.jpg

BİR GÜN ANLARSIN

Uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez.
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya,
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar ne yastık.
Girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık.
Onun unutamadığın hayali,
Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine.
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu.
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin.
Gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için,
Vurursun başını soğuk taş duvarlara.
Büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın.
Duyarsın,
Ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin.
Niçin yaratıldığını.
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini.
Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini.
Boşuna geçip giden günlerine yanarsın.
Dolar gözlerin, için burkulur.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların.
Sevilen gözlerin erişilmezliğini.
O hiç beklenmeyen saat geldi mi?
Düşer saçların önüne, ama bembeyaz.
Uzanır, gökyüzüne ellerin.
Ama çaresiz,
Ama yorgun,
Ama bitkin.
Bir zaman geçmiş günlerin hayaline dalarsın.
Sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın hayal kurmayı;
Beklemeyi, ümit etmeyi.
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi.
Lanet edersin yaşadığına...
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın.
O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden.
Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın.
ÜMİTYAŞAR OĞUZCAN...
www.levent-tatli.spaces.live.com

 
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

Geceler ışıksız liman kentinden elveda demek ne kadar üzücüyse okadar üzgün sanki sürgün zaman.Öyle bir baktın ki sineye çektim gözyaşlarımı ah bir bilseydin ayrılığın,son bakışın,zorluğunu, acizliğini seni bu şehre emanet edipde gitmek acizliğin acıları gibi...
Düşünüyorumda yalnızlık Allah'a mahsus çok şükür tek değilsin sen benim kalbimdesin.Zamanımız
nasıl geçer bilinmez belki iyi belki kötü değersiz.
Ne olursa olsun herseye rağmen mutluluğa ulaşmak için sabredeceğiz yarını,umutlarımızı,ümitlerimizi
düşünerek herşeye göğüs gereceğiz.
Mutluluğa inan gözüm mutlu olmak seninde hakkın bin değil bir damla gözyaşına dayanacak
gücüm yok tek tesellim sensin senide üzgün görmek karamsarlığın eşiğine götürür beni...
Malum işte askerlik kapıda bekler yağmur bı yandan çiseler gözlerin ah dayanamam gözüm sana
kan cırağı gibi olmus aglamaktan yüzün sararmış solmuş. sen ağlarsın ben sanki cirit mi?
atarım. Seni teselli etmek için kendi ağlamalarımı içime atarım bende ağlarsam seni nasıl mutlu edebılırım mecburen yüregime atıyorum acıları,hüzünleri ve ayrılıkları...
Gitmek zorunda artık bu can hemde beklemeden gecenin on ikisinde senide bekletmeden dönmem gerek ardımda üzgün yarı çıplak kalbimi bırakıp gitmek çok üzücü çok yakıcı son veda edişimiz gözümün önünden hiç gitmez hatırlarım kalbim dayanmaz.
yavaş yavaş otobüse bindim cam kenarından bakmak ne zor bu şehre ve sevgiliye veda etmek
hiç yanında ağlamadım ama yolda giderken kendimi tutamadım işte hep hatırladım hep ağladım.
Zaman çok yaman be bak nasıl gecti yedi ay ama sen gelde bir bana sor ne aile var burada nede sen varsın sadece duygu yüklü bir kalp var burada izin isterim komutan vermez anlayacağın seni görmem imkansız...
Telefon konusmalarımız yetmiyor artık bana teselli etmiyor hiçbirşey ne yapsın bu adam can cananı özlemiş.Derdi bilmeyen ne hisseder ki ben hayalimi,hayatımı özlemişim kimene sadece seni sevmişim.olumsuzluklar hep üstüste desem yeridir olsun gözüm bundada bir hayır vardır.Gün doğmadan neler doğar sadece varlığını bileyim o bana yeter...
Sensiz tek kalsamda bu şehirde emeğin bitmez,geçmez bu yerlerde haysiyet ve değer senin içerinde geceleri sorma bana geceler geçmez günler bitmez burda.
Seni düşünen bu can son anında sen bilmesende sana veda etmek değil seni görmek olmaz mıydı?
son miyadımda...
Ayrılıklar hüzün getirir sayfalarıma seni hatırlarım aylar,yıllarca ayrılık olsada baş ucumda gelmeyecek diye üzülme gözüm canımız sağolsun işte o bana yeter...
  

Aug. 23
su kayawrote:


seni bekliyorum
Bu gün gidişinin onuncu günü!
Pusu kurdum camın önüne,
Uykusuz -bekliyorum- gelmeni
Dudaklarımda suskunluğun mührü,
Yüreğimde umut hükmüyle..
Bir bıraktığın emanetlerin,
Bide kan çanağı gözlerimle;
Sokağı gözlüyorum hiç bıkmadan!
Köşe başından dönüp gelmeni,
Sımsıkı sarılmayı bekliyorum birde..
İçimde kuruntulu bir hüzün
Ağzımda sensizliğin sessiz türküleri..
Birde içime akan damlalarla
Seni bekliyorum gece gündüz demeden
Yollarını gözlüyorum..
Dönmeyeceğini bile bile
Seni bekliyorum…
sevgilerimle
cahit akay

.................
En güzel günler geceler sizinle olsun arkadaşım
sevgi ve saygılarımla...
May 7
 AYRILIK
 Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz? Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz? Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın? Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın? Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye? Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye? Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren? Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren. Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline? Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde? Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı? Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı? Hangi cama kafa atsam? Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam? Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam? Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam. Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam. Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür? Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür? Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine? Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene? Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın? Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın? Hiç sanmam! ... Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! . Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz. Hangi mübarek dua, Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye? Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye? Olur mu be! . olur mu? Bu da benim gibi adama yapılır mı? Aşk dediğin mendil mi? Buruşturup bir kenara atılır mı? VEFA bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı? Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden? Hangi pense kopardı bizi birbirimizden? Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini? Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini? Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı? Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı? Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti? Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti? Dağ gibi adamı eze eze! ..... Hangi anası tipli parlak çömeze, Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze? Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı? Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı? Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı? Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı? Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni? Ve! .. Hangi su bağışlatır? Hangi musalla temizler seni? Bu Nasıl Ayrılık? ...


  BİR KUM TANESİ GİBİYİM
   Bir kum tanesi gibiyim; Soğuk bir yel eserde savurur beni oradan oraya, Kıpır kıpır yüreğimle, Seni düşünüyorum bu yalnızlık gecesinde, Gözyaşları mı saldım yanaklarıma, Nedensiz küsüyor,sebepsiz affediyorum kendimi aslında, Yıllar yılı ardına sığındığım kalbim, Şefkate kanmış zavallı biriyim,hayal kırıklığında yüzen aptal gibiyim, Aşkın karşında… Hatıralarımla dünlerimi suçladım, Bu günlerimi hep haklı çıkardım, Adaletsiz düşlere daldım ve zaaflarımı ele verdim aldattım kendimi, Gururumu hançerleyen bitkin hitabımla anlatamam seni, Ben beni bensiz yaşıyorum ruhumda sığınak ararken, Farkında mıyım? son günlerde acizliğimle insanlar beni suçlarken, Ağlamaktan gözlerim bana küserken;ben hep susmuşum,anlatamamışım, Bir romanın tozlu sayfalarında sakladığım seni, Bir kum tanesi gibiyim şimdi… Engelleyici tepkilerdeyim, Sırların gizli kalmış çürük sevgileriyle gerçeklerindeyim, Gürültüye maruz kalmayı özledim, Sessizliğin sınırlarında, Hasretin en düşük tansiyonunda, Vasat saçlarımın dökülen her telinde aşkım, Parmaklarımla adını yazdım menfaatlerin karşında, Özetlerin yarattığı hayretlerin yanındayım, Hasta bestelerimin afetinde eyle dilde huzur, Rızasını aldım kalbimin benle yolu uzun, Nefsimi mutlak hükmünden çaldım mutluyum, Aşkım bana kızma ben seni severken deliydim ve suskundum, Şimdi bir kum tanesi gibiyim durgunum…

                    
YÜREĞİN KIYISI
yüreğinin kıyısında boş bir kayığım oysa... dedi adam kadın düşündü yüreğimin kıyısında boş bir ... evet boştu ve sadece kıyısındaydı ne kadın doldurabildi kayığı, ne adam kadını içine aldı. ne yüzebildi kayık ne koparabildi urganını. kıyıda bağlı, salınıp durdu. ne bildiler,ne hissettiler. ve yüzemeyen kayık yabancılaştı inkaretti,unuttu. adam öfkeliydi kadın tek ve uzak tahammülsüzdü adam bağıran yüreğiydi kelimeleri bıçkın delikanlı,gözükara. saplandı kadının canına sevgisine ne olmuştu bilemedi. kadın gördü ki çürütmüştü kayığını o güzelim rengarenk kayığını, tekbaşınalık,bakımsızlık,anlamsızlık. artık biraz eksik,biraz ölü. kadının yüreğine değildi yolculuk. titrek ellerini daldırdı suya yüreği yandı,yüreği dondu. yoktu artık parmakalrı hissiz buz parçası. okyanuslara açıl dedi kadın. birgün... ve bağırdı,ağladı,sızladı kayığın çözdü ipini,izledi dalgalarla gidişini. bağlandığı yer yaralıydı.yosunluydu,lekesizdi. kadın durdu öylece,düşündü öğrenecek miydi yeniden hep yeniden sevmeyi. adam gitti önce kadın gitti önceden de önce. tuzlu su acıttıkça pişirdi pişirdikçe acıttı. şimdi bomboştu kadının denizi.

 
 
Apr. 25
dua15.jpg
 
BU İLAHİ PARÇASINI SİZE VE TÜM SEVDİKLERİİZE ARMAGAN EDİYORUM ALANIN GÜZEL OLMUŞ KARDEŞİM
 
Mar. 10
            

    Ben ölüyorum sen görmüyorsun

 kurumuş bir gül halinde düşüyorum eline

  Ağlıyor sararmış yapraklarım  

  En güzel zamanların tükendiğine  

   Dinmeyen bir uğultu var başımda

  Ellerim,gözlerim,kalbim ağrıyor

  Günler geceler boyu ellerim seni arar

  Kalemim aşk aşk diye yazar seni sevdikçe

 Sevginle gülerken aşarda zamanları

 Çarpar bu kalp mahşere kadar seni sevdikçe   

Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us

    Hi lovely friend!  

wish you a beautıful best wishes for a fabulous week.

 Allah bless you always.. I KISSED

iyi günler iyi haftalar arkadaşım.

Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us

Mar. 4