Levent's profileGÖZLER NE RENK OLURSA OL...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
|
November 13 Karışan saatler içinde...![]() Karışan saatler içinde hâtırana Bazı sabahlarla ikindiler yan yana, Değişik gülleri sanki tek bir baharın; Bâkir hülyasıyla beyaz ve ürkek yarın, O sükût bahçesi, ufkunda kuş yerine Hasret kanat çırpar düşünen ellerine... Ahmet Hamdi Tanpınar November 02 BEŞİNCİ MEKTUP![]() BEŞİNCİ MEKTUP Ayrılık diye bir şey yok. Bu bizim yalanımız . Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum. Bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar, sonra Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını, Ya o? Ya o? İnsanlardan dostluk bekliyor, Yaşarken beklemek, beklerken yaşamak ve Özleme bir diyeceğim yok. O, kömür kırıntıları İnsanlığımız, özleyişlerimizle alımlı, Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin. Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam;
Ümit Yaşar OĞUZCAN
September 21 bir gün anlarsın...
August 14 Akşam olmakta...![]() Akşam olmakta uzak dağların ardında trenler geçmektedir şimdi gecede keman hıçkırıkları, başımda gam belki analar ağlamaktadır uzak bir kentte yittik çocuklar, yorgun babalar ve yüreklerinde ezikliği çaresizliğin belki herkes bir yarayı sarmaktadır kendi içinde kimbilir kimsesiz bir ölümü karanlığında ![]() Yıllar varki, ayrılıklar yaralı bir nehir gibi akmaktadır içime rüzgarlar eserken alnımın sahillerinden, uzak denizlere savrulur düşlerim kirlenir mavi gülüşlerim, yaralanır martılar, havada asit ve kir kalır simsiyah bir bulut gölgeler yüzümü her gece, gecelerki, yaslandığım tek sığınak Akşam olmakta yine ey geceden gelip geceye giden trenler bir gün yanlış saatlerin gözlerimde buluştuğu bir noktada bir damla su gibi düşünce hayatın uçurumundan son isyanını çekince yüreğim, alıp götür beni buralardan insanın uğramadığı uzak kıyılara bir derviş gibi ıssızda yanmak için, kendi içimde sarmak için yaramı... www.levent-tatli.spaces.live.com August 07 Kadın...
Kimi der ki kadın www.levent-tatli.spaces.live.com July 24 Unutmadım sevgili...Soğuk bir sonbahar akşamıydı. Hava kararmış, yağmur başlamıştı. Düşlerimize yağmur yağıyordu. Gözlerin donuk bedenin halsizdi. Gizli bir el kalkış hazırlanan otobüse binmek için seni sürükler gibiydi.Sanki kalmak istiyordun. “baharda dönerim” demiştin hatırlıyor musun ?” Sakin beni unutma bekle.” Ben seni unutmadım sevgili, ben seni unutmadım. Bütün kış baharda döneceğin günün hayaliyle ısındım. Minik öpücüklerle uyandırıp güneşin doğuşunu gösterecektim sana. Çiçeklerin, denizin, kumasalın, güneşin tadına birlikte varacak , gün batımlarında denizle birleşen ufuk çizgisini birlikte seyredecek, ay ışığında mutluluk şarkımızı söyleyecektik. Yalan değil kaçamak sevdalara takıldım yokluğunda bir süre. Sana benzeyen her şeyi sevdim ben. Sevdiği her şeyde senden izler vardı. Aradığımı buldum sandım ama yanıldım , bulduğum sen değildin. Olmadık zamanlarda aklıma düştün, zamansız yaralandım. Her sabah seni bulmak için yolara düşmek geldi içimden ama gidemedim. Yalnızlığın acısıyla gurur satın alır oldum her gece. “Gelir” dedim kendi kendime, “Söz verdi gelmesi gerek.” Bekledim.Kendimi param parça hissetim ama yine de sana kızamadım.Unuttum kötü sözlerini Unuttum kapında bekletildiğimi.Unuttum telefonlarıma cevap vermediğini, kavgalarımızı unuttum...
Bir tek seni unutmadım sevgili, bir tek seni unutamadım. Hep dönmeni bekledim. Zamanla alıştım acılara , ölüm ilanlarında kendiliğinden siline adreslere. Alıştım sevdiklerimin yokluğuna. Ama yalnızlığa alışamadım, hasrete alışamadım, sensizliğe alışamadım. Hep dönmeni bekledim. Düşlerim böyle dağınık değildi eskiden. Kara bulutlar gibi kümelenip bir yere, acılarım yüreğimde çöreklenmişti gece yarılarında. Özlemlerim hiç bu kadar olmamıştı gün ışığına. Hasret bu kadar büyümemişti. Şimdi göçebe olmuş yüreğimle her sabah yeni yolculuklara çıkıyorum. Umudun türküsünü söylüyorum öksüz bakışlarımla….
July 20 Yüreğimin cemresi...
İnan içimden çok şeyi anlatmak, haykırmak ve tek yapabildiğim yazmak geçiyor.
Olmuyor gülüm içimdeki dağları aşamıyorum.
Yazayım diyorum kalemim ateş olup değdiği yeri yakıyor.
Kuş olup sana uçayım diyorum çöllerden çıkamıyorum, yol vermez bentleri geçemiyorum.
Yanılgı içinde yaşadığım, düşlerimi sakladığım sıradan bir günde bana hediye edilen en değerli yangındın.
Yanılgı içinde bir yangın, zaman içinde bir zamansızlık, kabus içinde bir düştün sen.
Kolomb’un karşısında Amerika’yı çıkaran kader, bu yorgun kaptanın karşısına seni çıkarmıştı.
Dingin bir liman kenti gibiydi gözlerin, huzur kokan çiçeklerin vardı.
Bir gül kadar asil, bir papatya gibi masun ve bir yıldız kadar uzaktın.
Belkide yıllardır varlığını bilmeden aradığım düşlerimin saklı Leyla’sıydın sen.
Ayışığına tutulmuş bir aşkın yüreğime düşen cemresiydin.
Öyle süzülüverdin ki kalbime sessiz, ölesiye eşsiz.
Ben ne anlatıyorum bilmiyorum.
Ben buraların adamı değilim gülüm.
Yıldızlardan geliyorum ben, aşkın doğduğu yerden.
Ayışığına vurulduğum bir geceden, göz kırpan bir yıldızın gözyaşından geliyorum.
Dedim ya ben buraların adamı değilim.
Bu akşam yangınlardayım ben.
Yıldızları getirin bana, ayışığı sarsın beni, yağmurlar alsın bedenimi.
Adını koyamadığım birşey var içimde kelimelerin sırtına yükleyemediğim bir aşk.
Bende şair gibi diyorum “Yak lügatları şair!”. Evet yakmalı şair lügatları.
Yakıyorum tüm kelimeleri, yakıyorum tüm kitapları, okuduğum ve bildiğim her şeyi.
Kalemim ateş olup değdiği heryeri yaktı, bana kalansa sadece yazık bir nakarattı.
Bunu ise bir şiseye koyup denize atıyorum,
Dalgaların emanetini sahibine vereceğini umuyorum.
www.levent-tatli.spaces.live.com July 17 SEN...![]() Söyleyemediğim her sözcük boğazımda yumruk gibi kalsa da, hayalimde büyüteceğim seni. Adını boş duvarlara fısıldayacağım. Belki hiç olmayacağın bir yerde bekleyeceğim seni… Yalnızlıklarına dokunacağım sen yerine… Ben seni hiç unutmayacağım… Her sabah uyandığımda yanımda olmasan bile, konuşacağım seninle, “Günaydın sevdam” diyeceğim. Yemek masamın boş sandalyesinde seni hayal edip, kahve sohbetlerime eşlik edeceğim seni. Ve sonunda “Kaçır beni” bu şehirden diyeceğim.
Seni sevmekten asla vazgeçmeyeceğim… Rüyalarıma dolan sensizliği kabul etmeyeceğim uykularıma… Saba rüzgârlarını sensiz karşılayacağım sabahlarda. Nağmeleri ayrılık olan belki bir küçük safir düşecek dudaklarıma… Küstüm çiçekleri şebnemleriyle serinlerken, ben alevler içinde kavrulacağım, ama yine de vazgeçmeyeceğim seni sevmekten… Her sabah bir dilek tutacağım içinde sen olan. Her akşam dualarım içinde yine sen olacaksın ve ben adını anmaktan asla vazgeçmeyeceğim…
Gönlümün kapılarını kapatacağım yeni aşklara, yeni dokunuşlara… Ve senin için her zaman o üç kelimeyi söyleyeceğim. “Seni seviyorum sevdam!” diye haykıracağım gönül penceremden. Karanlığın ve gölgelerin esiri olduğumda, sen ışıklarım yanacak içimde. Sen yıldızlarım parlayacak gökyüzünde… Sen filmlerim oynayacak karelerle ve sen türkülerim söylenecek kulaklarıma… Firari duygular eşliğinde sihirli sözcükler seni fısıldayacak daima.
Eskisi gibi acıtmıyor yokluğun bedenimi. Ben içinde sen olan bir şeyleri nasılsa buluyorum. Bazen çiçeklerin kokusunda, bazen yeşile dönen dallarda ya da… Ya da bir çocuğun ağlayışında buluyorum seni. Bir şekilde sen ekiyorum kalbime… Ve büyütüyorum seni… Sana olan hasreti yudum yudum içiyorum yalnızlıklarımda. Boş duvarıma yansıyan hayalinde görüyorum gözlerini ve sevdam “Deniz uğramış gözlerine” diyorum.
Önce ufak birikintilerle sonra çoğalarak ulaşıyorum sana. Garip bir ürpertiyle beni almanı bekliyorum sen yalnızlıklarımda. Sen duvarlarım dile gelip konuşuyor ve ben doyamıyorum sohbetine. Unutmak istemiyorum seni; unutursam biliyorum ben de kaybolacağım dünyamda. Ve sakın bir yere kaybolma diyorum sen dolu yalnızlıklarıma… Nasıl savurup atabilirim ki içimdeki seni? Alacak nefesim kalmayana dek seveceğim seni…
Sen dolu yalnızlıklarım ve asla unutmayacağım seni… July 02 Vurun Yalnızlığa.![]() Yalnızlık öldürdü beni
Işığını gözlerimin önce Yüreğimin sevincini Yalnızlık aşkımı hevesimi Gücümü kuvvetimi Gözgöze geldiğim Bütün karanlık pencerelerde Yalnızlığın gözleri Sokağa çıkan Eve dönen Yıllardır yalnızlıktı benimle Her kış gecesi saat yedide Yalnızlıktı esen Konak önünde Yalnızlıktı oturmuş meyhanede Bekleyen beni Gülmek istemiyorsam Konuşmak istemiyorsam Sevişmek istemiyorsam Yalnızlık sebebi Kımıldasam Değiştirsem yerimi İtsem elimin tersiyle Gider gene gelirdi Bir gün girerseniz odama Cansız uzanmış bulursanız beni Bakın başucuma Bakın dört duvara Yalnızlık orda Sizinle nefes nefese Sizinle burun buruna Uzanmış yanıbaşımda yatağa Geçmiş masama Saymayın güldüklerimi Saymayın sevdiklerimi Bilin doymadım ben Ne aşka ne dostluğa Vurun yalnızlığa NECATİ CUMALI June 25 REGAİB KANDİLİNİZ KUTLU OLSUN...SESİM O' NA BENZEMİYORSA DA , HİÇ OLMAZSA SÖZÜM O' NA BENZESİN...O 'NUN AYAKLARIYLA YÜRÜYEMİYORSAM DA , O NUN İZİNDE GİDEYİM...BAKIŞIN O' NUN GİBİ DEĞİL BİLİYORUM , AMA YİNE DE O' NUN BAKTIĞI YERE BAKAYIM...O' NUN GELDİĞİ YERDEN GELEMİYORESAM DA , O' NUN GİTTİĞİ YERE GİDEYİM...O 'NUN SEVDİĞİ OLMAYA LAYIK DEĞİLSEM DE, HİÇ OLMAZSA O' NUN SEVDİKLERİNİ SEVEYİM...O' NUN ŞEFAATİNE LAYIK OLABİLMEK DUASIYLA...DUALARINIZ KABUL KANDİLİNİZ MUBAREK OLSUN...
June 18 BENDEDİR...![]() Bendedir
Ne azap, ne sitem bu yalnızlıktan, Kime ne, aşılmaz duvar bendedir, Süslenmiş gemiler geçse açıktan, Sanırım gittiği diyar bendedir. Yaram var, havanlar dövemez merhem; Yüküm var, bulamaz pazarlar dirhem. Ne çıkar, bir yola düşmemiş gölgem; Yollar ki, Allah'a çıkar, bendedir. Necip Fazıl KISAKÜREK...
![]() KIRILGAN![]() Kırılgan
Kırılgan bir çocuğum ben Yüreğim cam kırığı Bütün duygulardan önce Öğrendim ayrılığı Saldırgan diyorlar bana Oysa kırılganım ben Gözyaşlarım mücevher Saklıyorum herkesten Ürküyorlar gözümdeki ateşten Ürküyorlar dilimdeki zehirden Ürküyorlar o dur durak bilmeyen gözükara cesaretimden Diyorlar: Bir yanı sarp bir uçurum, Bir yanı çılgın dağ doruğu. Oysa böyle yapmasam ben Nasıl korurum içimdeki çocuğu? Bir yanım çılgın nar ağacı Bir yanım buz sarayı. MURAT MUNGAN
June 10 VİRGÜL ü değil ''NOKTAYI'' koydunda gittin bu Aşka..![]() ''Uzun gecelerde uykumsa VİRGÜLÜM, bu kisa cümlede son NOKTADIR Ölümüm."
Olumsuz ßir cümle.. Yani; senin olmadığın bir cümle.. Ama bak, yine geçtin cümlemde. Noktalar bile ayıramıyor, virgül desen bağlıyor yine seni sana..Geçmişte kalan soğuk bir nisan sabahının izlerini taşıyor hâlâ cümlelerim...
Ne bir nefeslik ayrılığı taşıyabildi bu yürek ne de bir hayatlık ayrılığı. Ne idi böylesine seni vazgeçilmez kılan. Sabrı zor, derdi büyük, dayanılması imkansız olan.. Neydin sen bende? Ne için gelmiştin ki sen bana.. Oysa ne masumdu küçük bir sevda kıvılcımına çıralar tutmak. Ne kadar da güzel gelmişti o ateşte ısınmak, geceleri gündüzlere devretmesi saatleri saniyelere bırakması ne kadar da güzeldi. Ne de çok eğlenmişti yüreğimiz bu ateşle. İlk ayrılığını soğuk bir mayıs sabahında geçirdi bu sevda. Her şeyler unutulmuştu, imkansız acılar çekilmiş, kapanması zor yaralar bile kapanmış ama o soğuk mayıs sabahını bu yürek hazmedememişti. ... Geceleri ay eşlik etti cümlelerime, sığdıramadım defterlere, yazdıramadım kalemlere de ay’a yandım derdimi, ona anlattım tüm sevgimi. Ne dualar etmiştim o saf sevda duygusu ile. ...
Ne menem bir şey ki boğazına düğüm düğüm yerleşiyor, ha çıktı ha çıkacak kalbin. Sonra tüm bedeninde bir rüzgar, tenini hafiften okşayıp, sol yanının küt küt diye atışlarını duyacak bir ses… Neler yaptın, neler yapıldı bu zayıf bedenime böyle, nasıl da korkudan tir tir titriyor tüm vücudum. Dokanılmak,, ne acı bir şey. Dokanılmak,, ne kötü yerler bıraktı bende. Oysa şefkat vardı benim dokunuşlarımda, ilmek ilmek, sevda sevda, mavi mavi nakış gibi işlemiştim yüreğime bu sevdayı. Neydi bu nakışı bozan, neydi bu ipleri birbirine karıştıran.
Bu sevdayı böylesine siyahlara sokan neydi söylesene… Bir sevda çukuruna düşmüş yüreğim, elleme boğulsun, bir aşk masalına kandı kalbim, elleme büyüsün bu masalla.. Tıpış tıpış yürüsün…Başlamaya giderken, böylesine bitmemiştim. Varsın kanasın, varsın ağlasın bu sevda. Alıştı, inan bana çok alıştı bunlara.
Yürek attıkca, geceler ağardıkca, sabahları gözümü açtıkca yaşayacak, yaşayacağım,yaşatacağız…Yaşarsam, herşey senden bana miras kalsın. Yaşayamazsam, hayatım senin olsun tüm cümleleriyle... Belki birgün benim yaşattıklarımı özlersin..Gülüşümü…Sesimi…
Gözlerine bakmaya cesaret edemeyen hallerimi… Seni gördüğüm anda yaptığım tüm saçmalıkları…Sadece seni özleyen yüreğimi… Ve belki de özlediğin o an, benim bakmaya korktuğum gözlerine bir başkası sevgisini değdiriyordur…Kimbilir..?? Ama unutma ki Ey Sevgili ; ben halen SEN deyim...Halen bıraktığın yerdeyim..
''uzun gecelerde uykumsa virgülüm, bu kisa cümlede son noktadir ölümüm."
![]() June 05 Ben Seni Sevdimmi..![]() Ben Seni Sevdim Mi?
Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne Tuttum, ta içime oturttum seni Aldım, okşadım saçlarını, öptüm İçtim yudum yudum güzelliğini Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette Bendeydi özlemlerin en korkuncu Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan, Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim Biri vardı ağlayan; gecelerce Biri vardı sana tutkun; o bendim Ben seni sevdim mi? Sevdim, en büyük En solmayan güller açtı içimde Ömrümü değerli kılan bir şeydin Sen benim bozbulanık gençliğimde Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya Bir çizgiye vardım seninle beraber Ve bir gün orada yitirdim seni Ben seni sevdim mi? Sevdim, Ya sen beni? ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN....
Ben, Sensiz yaşıyamam..
RUHUMDAKİ FIRTINALAR MERİHİ USANDIRDI, NUHA HABER EYLEYİNDE GELSİN TUFAN GÖRSÜN... Yağmur...
İclal AYDIN |
|
|