Levent's profileGÖZLER NE RENK OLURSA OL...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    January 16

    BİR AVUÇTUK BİZ GÖKLERE SIĞMAYAN..

    Bir avuctuk biz goklere sigmayan
    Bir avuctuk biz cennete susayan
    Dusmez dilimizden sokulmez kalbimizden
    En kutlu sozdur bu

    La ilahe illallah
    La ilahe illallah
    218oqbj6224tavq9foto1316ub6foto2324ic0savas685fsbg7273fpat2
    Yar oldun gonlume, sevgi ektin icime
    Tevhid binasinda gonlum gonlun ustune
    Dusmez dilimizden sokulmez kalbimizden
    En kutlu sozdur bu

    La ilahe illallah
    La ilahe illallah
    filistin3bc3foto1316ub6foto2017mm6foto22032srfn6foto2324ic0kapak20filistingj2mazlum ümmetin çoçuklarıne gunah işledi bu bebek silahmı sıktı yoksasavas685fsbg7
    Alnimizin akli zalime kabus olur
    Mazlumun cani yansa ahi biz edokunur
    Dusmez dilimizden sokulmez kalbimizden
    En kutlu sozdur bu

    La ilahe illallah
    La ilahe illallah
    ....................
    Çatlamış dudakları, mavi gökyüzü kadar bıkkın gözleri, yok olmuş umutları kadar
    taptaze bedenleriyle öylece uzanırlar yollarda. Doldurur çığlıkları bir zamanlar
    çelik çomak oynadıkları dar sokakları
    .

    www.levent-tatli.spaces.live.com





    June 26

    Herşeye rağmen...

    Herşeye rağmen herkese rağmen seni seviyorum..

    Sonsuzlukta olmak seninle.. ölmeyi beklemek nefesin nefesimde..

    Seninle olmak bugünlerde ve yarınlarda.. senin olmadığın dünler yaşanmadı ki hiç..

    Ölmeye razı olanlarız biz yasaklı ve imkansız bir aşkın gölgesinde..
    Sessizliğin içinde çocuk gibi ağlarken sensizliğe yinede seni anmak ya da daha çok batmak yalnızlığın derinlerine.
    İsyanlarımız gök gürültüsüyle birlikte sağanak sağanak yağıyor bu kentin üzerine.

    - “Vücudunda benim bıraktığım izler olmalıydı”
    - “Olmalıydı...ama yok işte olmuyor, olamıyoorr..”

    isyan tadında yalnızlığın koynunda.. simsiyah gecelere dayarken başımı..

    - “yasaklım en imkansızım olsan da seninle olmak senin varlığını bilmek bile yetiyor bana... seni sensiz sevmeyi öğrendim ben..”
    - “Öğrenme sakın.. Beni benimle de sev. Yokluğuma alışma.”

    İmkansızlığın en imkan sınırına ulaşmak seninle.. gözlerimden akan yaşlara inat.. yokluğun ölümün diğer adı..

    seni seviyorum dediğim her an titresin yeryüzü , tıpkı kalbim gibi ... tıpkı kalbin gibi
    artık benim olan , bendeki senin kalbin gibi...
    çocuk yüreğim kabullendi seni tüm sevecenliğinle. seviyorum seni demek için burdayım kalbindeyim, ruhundayım. seni seviyorum..
    Bebeğin olmayı seviyorum.
    Canına can olmayı seviyorum.
    seni seviyorum diyebilmek için geldim bu dünyaya... seni seviyorum

    Bitmiyor ki isyanlar.. bitmiyor ki imkansızlıklar..

    Hiçbir ten sen gibi kokmuyor. Hiç bir ses sen gibi huzur vermiyor.

    Bu vücut gün doğumuna dek sadece seninle yanmalıydı..
    bu kopası başım sadece senin göğsünde yatmalıydı..
    ...dı...dı...dı.. ama yok işte yookk..olmuyoorr olamıyoorr

    hesabını kimden sormalıyız. Kendimizden mi.. birbirimizden mi.. hayattan mı..

    kendi seçimimizdi bu, bile bile girdik bu yola. Acıya razı olduk. Yangınlara bile bile attık kendimizi.. Yanmayı seçtik.

    birbirimiz için yanmak yazılmış bize gece gözlüm..
    yazgımızı yaşayacağız seninle...
    Başka çare yok..

    Herşeye rağmen herkese rağmen seni seviyorum..

    www.levent-tatli.spaces.live.com
    June 25

    Sen vurdunda ben ölmedimmi


    Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da

    Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi

    Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni

    Sense araya korkular koydun.

    Yasaklar koydun..

    Şimdi nerdesin diye sakın sorma

    Sen çağırdında ben gelmedim mi?


    Sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara,

    Yağmurlu havalara..Bu kasvetli akşamlara

    Sen varken

    Bakıp içlenmezdim tren istasyonlarına

    Otobüs duraklarına..

    Sen varken ayrılanlara ağlamazdım...

    Yıkılmazdım biten sevdaların ardından

    Gidenlere küsmezdim

    Kalanlara acımazdım..

    Sen varken böyle üşümezdim-titremezdim

    Masumdum, çocuklar gibi

    Böyle delirmezdim- küfretmezdim...

    Hele ölmeyi hiç düşünmezdim.

    Şimdi soruyorum sana

    Adı sevdaysa bu cehennemin

    Sen yaktında ben yanmadım mı?

    Biliyorsun

    Bütün acılarına 'yeşil ışık' yaktım olmadı

    Bütün korkularına 'arka çıktım' olmadı

    Dağlara merdiven dayadım olmadı

    Haziranda kar oldum yağdım avuçlarına olmadı

    Sevdim olmadı-yandım olmadı- taptım olmadı

    Artık benden pes

    Bu aşkın biletini istediğin gibi kes

    Nasılsa gidiyorsun

    Biliyorum git..

    Ama ardında

    Ağlayan bir çift göz

    Paramparça bir yürek

    Ve yıkılmış bir dağ görmek istemiyorsan

    Çek silahını- daya sırtıma

    Titrersem namerdim...

    Sen vurdunda ben ölmedim mi?
                   www.levent-tatli.spaces.live.com

    June 23

    Zigon sehpa...

    ZİGON SEHPA




    Zigon Sehpa
    Bugün ordaydım,
    Aynı yerde aynı evde.
    Aynı kapıdan girdim içeri,
    Tesadüf bu ya,
    Aynı anahtar kalmış bende.



    Sandalyede yeleğini unutmuşsun,
    Masada kahkahanı,mutfakta bardağını,
    Salon da duruşunu unutmuşsun.
    Sonra yan odada hıçkırığını,
    Koridorda göz yaşlarını



    Kapı da çarpıp çıkışını unutmuşsun.
    Bir çiçeğin zehri düşmüş
    Zigon sehpaya,
    Bir rujunun rengi düşmüş oval aynaya,
    O kavgadan arta kalan kırık vazoyla,



    İkimizin kalbi düşmüş tozlu balkona.
    Duvarda ki resmin de gülüşün kalmış
    Son içtiğin fincan da dudak izlerin
    Portmantonun yanın da gidişin kalmış
    Kapı da bıraktığın ayak izlerin



    Yastığının üstün de saçını buldum
    Posta kutusun da mektuplarını,
    En son dinlediğin şarkını buldum
    O hicaz da kalmış göz yaşlarını.
    Yazan böyle yazmış demek şarkıyı



    Nasıl da anlam buldu
    Sen olmayınca.
    Ne eyleyim köşkü ne eyleyim sarayı
    için de salınan YAR olmayınca...


    Bedirhan GÖKÇE
    June 19

    Bir adın kalmalı geriye...

    bir adın kalmalı geriye
    bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
    aynaların ardında sır
    yalnızlığın peşinde kuvvet
    evet nihayet
    bir adın kalmalı geriye
    bir de o kahreden gurbet

    sen say ki
    ben hiç ağlamadım
    hiç ateşe tutmadım yüreğimi
    geceleri, koynuma almadım ihaneti
    ve say ki
    bütün şiirler gözlerini
    bütün şarkılar saçlarını söylemedi
    hele nihavent
    hele buselik hiç geçmedi fikrimden
    ve hiç gitmedi
    bir topak kan gibi adın
    içimin nehirlerinden
    evet yangın
    evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
    evet kaybetmenin o zehirli buğusu
    evet nisyan
    evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
    sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
    bu sevda biraz nadan
    biraz da hıçkırık tadı
    pencere önü menekşelerinde her akşam

    dağlar sonra oynadı yerinden
    ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
    sen say ki
    yerin dibine geçti
    geçmeyesi sevdam
    ve ben seni sevdiğim zaman
    bu şehre yağmurlar yağdı
    yani ben seni sevdiğim zaman
    ayrılık kurşun kadar ağır
    gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
    yine de bir adın kalmalı geriye
    bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
    aynaların ardında sır
    yalnızlığın peşinde kuvvet
    evet nihayet
    bir adın kalmalı geriye
    bir de o kahreden gurbet
    beni affet
    Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç

     AHMET HAMDİ TANPINAR

    Beni nereye koyuyorsun...


    ::..Beni Nereye Koyuyorsun..::

    beni nereye koyuyorsun böyle?
    neresinde yaşıyorum yüreğinin?
    var mıyım senin için,
    gecelerinin masalsı düşü ben miyim
    yoksa kendin misin?...
    beni sığdırabiliyor musun içine?
    hangi yana baksam tünel;
    sonsuz uçurumlar gibi dipsiz ve kuyu
    hani içinin aynasıdır ya sevdiğin,
    benim aynamda karanlık aksetmekte...
    öyleyse anlarım ki ben de yokum sen de.
    beni nerede yaşatıyorsun söyle?
    cennetin miyim senin,
    amber kokulu bahçelerinde gezindiğin?
    yoksa kaybolduğun kör kuyun mu,
    dehliz yalnızlıklarını yitirdiğin?
    artık anlamsız geliyor tüm sorular
    yanıtlarını bir gün verecek olsan bile
    ben de bir şeyler buram buram,
    ben de çok şey ılık ılık,
    ben de sen acıtarak, kanayarak
    eksiliyor...
    ben seni bunca zamana ağırlayamazken ruhumda
    aitsizliğim çaresiz çoğalıyor...
    ve görüyorum aynada yüzü silinmiş suretimi
    sen bende herşeysin belki ama
    ben sende yitiyorum için için...
    beni nerelerde arıyorsun öyle?
    yüreğine sor bir de
    mutlaka cevabı gelecektir sessizliğinin...

    www.levent-tatli.spaces.live.com

    Bir an gelir

     



     

    Hani Bir An Gelir... 


    Hani bir ân gelir... Ve söylenmez sözler söylenir olur! 
    ..... 
    Hani bir ân gelir... 
    Mutluluk pembe bir ipek mendil gibi savrulur loş odada! 
    ..... 
    Hani bir ân gelir... 
    Bir ân gelir... 
    Hani bir göz bir göze gelir. 

    Hani, öyle bir ân gelir ki; 
    En “gelinmez” yollarla en “varılmaz” yolların, senle ben arasındaki yarda boyun büktüğünü görürsün... 
    Bu yar; iki yâr arasıdır! .. 
    Her yar iki yâr arasıdır! .. 
    Ve üstelik; 
    Yaralar yara benzer, 
    Her yar yaraya benzer! 
    Yar başında duruşum; 
    Yâre nâraya benzer! ... 

    Halbuki gök yerin... 
    Halbuki gök yarın... 
    Halbuki gök yârin içindedir bu mesafelerde! .. 
    ..... 
    Veya gök, mavi bir hançer gibi dalıvermiştir de toprağın içine; şimdi toprak, kendi içindeki kocca bir yarayı yâr bilmiş... Kendini parçalayan kooskoca bir yar başına türbedar olmuştur! ! ! 

    Halbuki hep... 
    Hep iki yârdır; 
    Bir yar başında duran... 
    ..... 
    Her yar, yâri gördüğüm rüyadır! .. 

    Yolun biri gözlerinden başlaar senden içeri gider; diğeri gözlerimden, benden içeri... 
    Bir yar oluşur her yârin arasında kalan boşlukta! .. 
    Ben, yarın bir duvarı olup sana bakarım bu yandan... Sen yarın bir duvarı olur, o yandan bana bakarsın! .. 
    Ve en derinimden gelip en derinine gidebilecek olan yol ile, en derininden çıkıp en derinime inebilecek olan gökkuşağı “bakışlarımızda” kopar! .. 
    Biz, sarılmadıkça... 
    ..... 
    Yarlar kaldıkça yârlar arasında! .. 

    Hani bir ân gelir... 
    Ve söylenmez sözler söylenir olur! 
    ..... 
    Hani bir ân gelir... 
    Mutluluk pembe bir ipek mendil gibi savrulur loş odada! 
    ..... 
    Hani bir ân gelir... 
    Bir ân gelir... 
    Hani bir göz bir göze gelir... 
    Hani bir ân gelir... 
    Bir ân... 
    Bakışlar düğümlenir; 
    Bütün yarlar silinir, 
    Sıra söylenmezlere gelir... 

    Muammer Erkul
    www.levent-tatli.spaces.live.com
     

    June 17

    can dedim...

    Çaldıklarımı geri veriyorum sana, kendimle iadeyim.


    Benden çaldıkların, sol cebinde kalsın yine
    öyle saf, el sürülmemiş.

    Ceplerimi boşalttım sana,
    çaldıklarım, kendimle iade...
    Sol cebinde saklayadur bunları da, çaldıklarınla...

    Şimdi, vaktidir: İhbar et beni!

    Bilmem kaç hücreye sürsünler,
    küflü ranzalar karşılasın, parmaklarım soğuk, demir parmaklıklardan başka kaçış bulamasın!

    Sürüleyim, sürgün yiyeyim
    Hayatımın son sürgününü vursunlar yüzüme,
    tokatlasınlar
    hırpalasınlar
    yavaş yavaş öldürsünler beni...

    Vaktidir: ihbar et beni!

    Kır zincirlerimi, anahtarlarımı at denizlere,
    teslim et beni teslimsizliğime
    direnişime
    dört duvarda, kendime...
    Salıver parmaklarımı soğukluğa,
    At öte tarafa beni, besleme misali.
    Çal saatimi de
    ki ben
    vakitsizlikten bîhaber...Acımadan koparsınlar bendeki damarları
    nefessizliği görsün günüm...

    Yarama tuz bassınlar,
    en ağır işkenceyi yapsınlar: beni, bana bıraksınlar.

    Küflü ranzalar,
    soğuk parmaklıklar,
    ölü hücrelerim
    h ü c r e m d e . . .

    Sürgün kalp atışlarım,
    sürgün adımlarım,
    arsız sevdalan-ma-larım...

    Hadi, ihbar et beni...
    Teslim et bu hırsızı,
    iadelenmelerimi yine sol cebinde taşı,
    sana teslimiyetimin fotoğrafını çerçevelet, baş ucunda sakla.

    Rüyalarıma bundan böyle sen sahip çık, yetim kalmasınlar...

    Kendimi gammazladım sana,
    ben ki
    harap, paramparça;

    hırsızlığıma son ver,

    bırak, ihbar et beni: VAKTİDİR . . .
    June 16

    Yüreğimdeki çocuk


    peachpic
    Yüregimdeki çocuk

    Yüregimde bir çocuk
    Sevinçle hüznü
    Bir arada yaşıyor
    Bir elinde umut çiçekleri
    Digerinde mutsuzluk dikenleri...

    Yüregimdeki bu çocuk aglıyor,
    Batmış eline
    Mutsuzluk dikenleri...
    Umut çiçekleri
    Gönlünü okşuyor...
    Kendisini
    Bekleyen geleceği
    Umut çiçeklerinde
    Biliyor...

    Yüregimdeki çocuk
    Ellerin de
    Umut çiçekleri,
    Gözlerinde
    Bir ümit ışıgı yanıp sönerken
    Kendisine sevgiyle uzanacak
    Bir dost eli bekliyor...

    Yüregimdeki çocuk
    Bir elinde umutsuz dikenleri
    Digerinde umut çiçekleri
    Gözlerinin içi gülüyor...

    Yüregimdeki bu çocuk
    Gelecekten umutlu
    Hayatla barışık yaşıyor...


    www.levent-tatli.spaces.live.com



     

    June 14

    Yüreğimdeki Yağmurlar...

    yuregimdeki yagmurlar

    simdi gittin mi?

    dudaklarını son bi defa opmeden

    simdi bittin mi?

    golgesi yokmu artık gunesimin

    sen benim wazgecilmezim

    sensiz nefes alamaz içim



    yuregimdeki yagmurlar durun biraz

    acılarımı vurmayın yuzume

    yuregimdeki yagmurlar dokulmeyin

    gonlumdeki acı dinmedi daha

    yağmur dindi ve aşkımız çürüdü
    gözlerin çocuksu ve nemliydi
    gözlerin yağmur bekliyor
    ki yağmur silip gotürecektir
    benden sana ne kaldıysa
    sağanak altında eriyeceğim bir gün

                  www.levent-tatli.spaces.live.com

    June 13

    Seni Seviyorum...

    Seni SeviyorumNe güzel şey seni seviyorum demek
    Sevdiğini söyleyebilmek ne güzel
    Her baharda gece gündüz her saniye
    Seni seviyorum
    Seni seviyorum
    Seviyorum seni diyebilmek ne güzel

    Bir kere sevdaya tutulmayagör
    Ateşlere yandığının resmidir
    Aşık dediğin mecnun misali kör
    Ne bilsin alemde ne mevsimidir

    Çünküsü yok nedeni yok sevmenin
    Zamanı hiç yok, dakikalar zaman üstü
    Utangaç bir gecenin kucağında
    Yağmurlar vuruyor pencereme
    Aşkın vuruyor kalbimin kıyılarına
    Gecenin bu çıldırtan yalnızlığında
    Aşkın ayak seslerinin duyuyorum yüreğimde
    Ve hasretin içimde
    Seni seviyorum
    Sesinin duymak istiyorum uyumadan önce
    Sabahlara kadar konuşmak
    Hiç kapatmamak telefonu
    Aynı düşlere uyumak sonra
    Ve uyanmak aynı güneşe

    Bir kere sevdaya tutulmayagör
    Ateşlere yandığının resmidir
    Aşık dediğin mecnun misali kör
    Ne bilsin alemde ne mevsimidir

    Daha bir güzelleştim son günlerde
    Gözlerimin içi parlıyor
    Kabıma sığdıramıyorum aşkı
    Gülmek geliyor içimden
    Sokaklarda koşar adım yürümek
    Tanıdık tanımadık herkese selam vermek
    Merhaba ülkemin güzel insanları
    Hepinize hepinize merhaba
    Sizi de seviyorum
    Yağmuru, denizi, kokusunu toprağın
    Gökmavisinde güvercinleri, martıları
    Dağ eteklerinde gelincikleri seviyorum ateş kırmızısı
    Bindallılarıyla köy kızlarını
    Ve elleri hamur kokan anaları
    Hepsini sende seviyorum
    Seni seviyorum
    Bir kenara mahsun çekilen içim
    Yemeden içmeden kesilen içim
    Sensiz/yarsız uykuyu haram bilen için
    Ayrılık ölümün diğer ismidir

    Senin sevdiğin gibi topluyorum saçlarımı
    Siyah kazağımı daha çok yakıştırıyorum kendime
    Ve daha çok seviyorum limonlu çayı
    Senin sevdiğin herşeyi seviyorum
    Türkülerini memleketinin
    Feneri ve kara kartalı senin için
    Davamızı ve şiiri sende seviyorum
    Seni seviyorum
    İyi ki doğdun
    İyi ki varsın
    Doğum günün kutlu olsun
    Seni çok seviyorum
    Seni çok seviyorum

    Yaşamaksa seni sevmek
    Ben hiç ölmedim
    Seni seviyorum

     

    Şebnem Kısaparmak

    www.levent-tatli.spaces.live.com

    June 12

    Ben seni yasaklarda sevdim

    sabahı öptüm gözlerinde
    geceyi yaktım
    ateşi aldım dudağından
    sözleri yaktım



    ben seni uzaklarda
    ben seni tuzaklarda
    ben seni yasaklarda sevdim
    ben seni yasaklarda..


    baharı öptüm saçlarında
    kışları yaktım
    umudu aldım yüreğinden
    düşleri yaktım



    ben seni uzaklarda
    ben seni tuzaklarda
    ben seni yasaklarda sevdim
    ben seni yasaklarda



    Ben Seni Yasaklarda Sevdim
    www.levent-tatli.spaces.live.com
    June 10

    Ay karanlık

     

     

    AY KARANLIK

     

    Maviye/Maviye çalar gözlerin,

    Yangın mavisine/Rüzgarda asi,

    Körsem/Senden gayrısına yoksam

    Bozuksam/Can benim, düş benim,

    Ellere nesi?

    Hadi gel,

    Ay karanlık...

    Itten aç/Yılandan çıplak,

    Vurgun ve bela

    Gelip durmuşsam kapına

    Var mı ki doymazlığım?

    İlle de ille/Sevmelerim,

    Sevmelerim gibisi?

    Oturmuş yazıcılar

    Fermanım yazar

    N'olur gel,

    Ay karanlık...

    Dört yanım puşt zulası,

    Dost yüzlü,

    Dost gülücüklü

    Cıgaramdan yanar.

    Alnım öperler,

    Suskun, hayın, çıyansı.

    Dört yanım puşt zulası,

    Dönerim dönerim çıkmaz.

    En leylim gecede ölesim tutmuş

    Etme gel,

    Ay karanlık...

     

    AHMET ARİF

    www.levent-tatli.spaces.live.com

    June 09

    Ben seni seviyorum...

    Çok seviyorum seni
    Taa içime işliyorsun her bakışında
    İlmek ilmek,düğüm düğüm
    Çok seviyorum seni bir gülüşünle,gülümseyişinle
    Yaz yağmurları yağıyor içime
    Ben seni seviyorum
    Öylesine benimsemişim ki seni
    Öyle içime sindirmişim ki
    Senden ötesi yok içimde
    Ben seni çok seviyorum
    Öyle çok seviyorum ki...

    Sen çayı seviyorsun tiryakisin
    Ben seni seviyorum
    Hoş çayıda seviyorum ama
    Seni daha çok seviyorum
    Ben senin tiryakinim
    Ben seni öyle seviyorum ki
    Seni çaydan bile kıskanıyorum
    Deli diyeceksin bana
    Çaydan kıskanılır mı?
    Deliyim evet belki öyleyim
    Ama seni seviyorum
    Her gün umut olup yağıyorsun üstüme üstüme
    Sana ''aşk'' diyorum ''aşkım'' diyorum
    Var mı ötesi?
    www.levent-tatli.spaces.live.com

    June 05

    Vazgeçmedim...



    GİTTİN


    Gittin...
    Ben, arkandan sadece baktım.
    Oysa; söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki...
    "Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.
    Gidersen sönecek içimdeki ateş
    ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
    Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi
    O karanlıkta yolumu kaybedeceğim" diyecektim sana.
    Konuşamadım...

    Gittin...
    Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım
    Öylesine acıdıki içim, tutup koparsalardı kolumu
    bacağımı bu kadar acı duymazdım.
    Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden.
    Ağlayamadım...

    Gittin...
    Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa
    Tutkum seninle olmaktı, tutkum teninde erimek,
    tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı.
    Anlatamadım...

    Gittin...
    Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden
    Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten?
    Ürperdin yine biliyorum.
    Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini
    Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.
    Tutamadım.

    Gittin...
    Bir yıkım gibiydi gidişin
    Sen adım adım uzaklaşırken benden
    Çöküp kaldı bedenim olduğu yere
    Nice terk edişlere dayanan yürek bu kez yenilmişti
    Bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım.
    Kalkamadım...

    Gittin...
    Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum
    Hazırdım gidişine,
    Kaçak zamanları yaşıyorduk
    Zaman bitecek ve sen gidecektin
    Bense, gidişinin ertesi günü
    Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım.
    Başlayamadım...

    Gittin...
    Bir şey söyledin mi giderken?
    "Kal" dememi istedin mi?
    Son bir kez "seni seviyorum" dedin mi?
    "Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi?
    Beynim öylesine uğulduyorduki.
    Duyamadım...

    Gittin...
    Nereye gittiğin önemli değildi
    Binlerce kilometre uzakta da olsan,
    iki metre ötemde de farketmiyordu.
    Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.
    Kurtulmalıydım senden,
    bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım.
    Kurtulamadım...

    Gittin...
    Unutulanların arasına katılmalıydım
    Anıları bir sandığa koyup
    hayatı bir yerinden yakalamalıydım.
    Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim.
    Yapamadım...

    Gittin...
    Bir okyanusun ortasında
    tek küreği kaybolmuş sandalda
    Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi.
    Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni,
    Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde,
    Bil ki; seni Unutamadım...

    www.levent-tatli.spaces.live.com

    Dikenlere gidiyorum...

    Gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum
    Gidiyorum
    bütün acılarımı vurup sırtıma
    umutları bırakıp başucuna
    ıtırları, menekşeleri, kırgüllerini bırakıp
    şiirlerimi sarıp bohçama
    yüreğimin yangınına gidiyorum
    hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal.


    Gidiyorum
    gözyaşlarımı papatya diye saçlarına takıp
    yüreğimdeki yağmurlarla bir ırmağa akmaya gidiyorum
    içimde yeşerttiğim tüm çimenler sana kalsın
    sana kalsın baharçiğdemleri, kırgelincikleri, kırkkanatlılar
    gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum.


    Gidiyorum
    başımda gam, gözlerimde nem
    bütün hatıraları bırakıp geride
    usulca çekip kapıyı ardımdan
    alıp başımı gidiyorum buralardan
    şafak sökmeden kimseler görmeden
    yağmurun yağmadığı çöllere gidiyorum
    sevgi dolu yüreğimi bir ıssızda yakmak için.


    Hoşça kal suyundan çimdiğim dere
    kana kana içtiğim pınar
    say ki yaşamadım bu yerlerde
    nazlı çiçeklerini okşamadım baharın
    bozguna uğramış bir bostanın hüznüyle
    bir yaprağın ürpertisine yazıp ömrümü
    çekip gidiyorum buralardan.


    Gidiyorum
    bir bilinmeze doğru
    hem yol, hem yolcu olmaya
    acılarımla başbaşa kalmaya gidiyorum
    bütün yıldızları takıp kanatlarıma
    bir kelebek gibi özgür olmaya gidiyorum.


    Yüreğimin sızılarında damıttığım her şiiri bin kez öperek
    ve sökerek sevgiden yana ne varsa göğsümde
    gecelerin zifiri saçlarında kaybolmaya
    bir ceylanın gözlerinde ağlamaya gidiyorum.


    Bütün borçlarımı ödedim alacaklarımı erteledim
    artık ne diyecek bir sözüm kaldı sevdiklerime
    ne okuyacak bir şiirim
    gözlerimin içindeki iki damla gözyaşı gibi
    bakmadan ardımdaki uçurumlara
    alıp götürüyorum yüreğimdekileri de
    hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal.

    www.levent-tatli.spaces.live.com


    June 03

    Bir dağ başı yalnızlığı ve SEN...

    Bir dağ başı yalnızlığı yaşıyorum yeniden...
    Dağ başı yalnızlığı ölümden beter.
    Hiç kimse aramasa sormasa beni
    Sen gelsen yeter...

    Huzur ellerinin güzelliğidir.
    Gözlerin karşımda mutluluk denizi.
    Her sabah soframızda ekmeğimizi
    Sen bölsen yeter...

    Yüreğim seninle yaylalar kadar serin
    Ne bir çizgi hasret, ne bir nokta gam
    Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam
    Sen dolsan yeter...

    Bende çaresizlik sonsuz kördüğüm.
    Bende sabır, sende naz...
    Gündüzünden vazgeçtim, düşümde biraz
    Bir yüz görümlüğü sen olsan yeter...

    Duymasa da hiç kimse
    Şâir gönlümün, sende karar kıldığını.
    Ve içimin şerha, şerha yarıldığını
    Sen bilsen yeter...

    Bir gün duysan bittiğimi, tükendiğimi.
    Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu ürkek.
    Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek,
    Eğilsen yeter...

     www.levent-tatli.spaces.live.com

    May 30

    Sessiz gemi...

     

     

    Artık demir almak günü gelmişse zamandan

    Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

     

    Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol:

    Sallanmaz o kalkışda ne mendil, nede bir kol;

     

    Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli

    Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,

     

    Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!

    Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu...

     

    Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;

    Bilmez ki giden sevgililer dönmiyecekler.

     

    Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinde

    Bir çok seneler geçti;  dönen yok seferinden...

     

    Yahya Kemal Beyatlı

     

     www.levent-tatli.spaces.live.com