Levent 的个人资料GÖZLER NE RENK OLURSA OL...照片日志列表更多 工具 帮助

日志


9月27日

Ben seni hiç sevmedimki...

                                          

Ben seni hiç sevmedim ki

Durgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim

Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim

Birde yıldızları sevdim

Eylül akşamlarında gelip,

Gözlerinde tutulan.

Ben seni hiç sevmedim ki

Beni yola koyduğunda ayrılmayı sevdim

Kurşunları sevdim beni vurduğunda

Ağlamayı sevdim unuttuğunda

Yalnız olduğumu anladığımda

Ayakta kalmamı sevdim

Yıkılmamı sevdim seni hatırladığımda

Ekmeği sever gibi sevdim sensizliği

Su gibi özledim Temmuz güneşinde sesini

İkindide yağmur gibi

Geceleyin yağan yağmur gibi sevdim seni sevdiğimi

Ben seni hiç sevmedim ki

Kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim

Menekşeyle konuşmanı

Nisan'a hatırlatmanı

Baharın bir adının da yalnızlık olmadığını

Düştüğün zaman kanayan yaralarını

Ve tuhaflığını üşüdüğün zaman

Sakız satan çocukları

Yeni çıkan şarkıları

Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim

Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe

Ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte

Ben seni hiç sevmedim ki

Bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine

Bir gece bir şiir gibi kibrit alevinde

Alemin ortasında, kimsesizliğin sesinde

Buğusunda sabahın, acımasızlığında ahın

Ağlayan yüzünde İsa'nın

Ferahlatan gücüyle duanın

Korkutan yanıyla nar'ın

İncenin, zeytinin ve kalbin üstüne

Gülün üstüne

Tutunduğum umudun üstüne

Korkunun üstüne

Hep senin üstüne, hep senin üstüne

Ben seni hiç sevmedim ki

Gittiğin zaman gitmeni sevdim

Evreni sevdim geldiğin zaman

Kalmanı sevdim

Korkuyordum sana alışmaktan

Yine de sevdim gülümsemeyi

Mendilimi sallarken, seni götüren trenin arkasından

Kırlara ilk kar düştüğü zaman

Ölümünün ne güzel olduğunu sevdim

Seni içimde öldürdüğüm zaman

Ben seni hiç sevmedim ki

Durgun akşamlarda söylenen şarkı neyse

Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim

Birde yıldızları sevdim

Eylül akşamlarında gelip,

Gözlerinde tutulan.

Düştüğün zaman kanayan yaralarını

Ve tuhaflığını üşüdüğün zaman

Sakız satan çocukları

Yeni çıkan şarkıları

Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim

Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe

Ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte

Ben sevdim mi adam gibi severim

www.levent-tatli.spaces.live.com

9月26日

BU GECE SECCADENİ GÖĞE SER

EFENDİM,  MÜJDECİM, KURTARICIM, PEYGAMBERİM! SANA UYMAYAN ÖLÇÜ  HAYAT  OLSA TEPERİM     N.F.K

Ansızın bölünen bir uykuyum bugün, gecenin koyu karanlığında, yağmurun ıslatıp hırpaladığı…

Bak dinle, her şeyin ve herkesin sustuğu bir vakit, bir ağıt duyacaksın bu gece, ansızın uykunu bölen ve içinin duvarlarını delen bir ağıt. Bir ağıt…

İçini susturmaya çalıştığın saatlerde, kapı eşiğine süzülmüş, öylece sessiz zaman kollayan, bir kadın entarisi giyinmiş, kalbi ortasından yarılmış, hiçbir dilde olmayan, bir ağıt duyacaksın…Bu gece seccadeni göğe ser ve uyuma! Çünkü dünyanın bütün ağıtları kapını bir bir çalacak, izin istemeden sana hikayeler anlatacaklar. Kadın çığlıklarına uyanacaksın! Bir yerde yarım kalmış bir kadın, boğazına sarılacak bu gece! Bir kadın, giyemediği bütün entarilerin hesabını soracak…Ve başka bir kadına çöpe attığın en son bayat ekmeğin, hesabını vereceksin bu gece! Asla kazanılamayan savaşlar meydanında, yani gerçekte kimsenin galip olamadığı bir dünyada, yegane güce sığındığında, bütün ağıtların dilini çözeceksin. Bir düşün… Ölü bir çocuk yüzüne, kaç ağıt sığdırabilirse bir anne, bugün o kadar ağıt yakılacak şehrinde. Ve bütün ‘’la yüs’el’’ lere inat, soracaksın, iniltili cümlelerin ezik senfonisine, neden, niçin, neden, niye…?

Yegane bir gücün herkesi izlediğini ve bütün ağıtlarımızı herkesten önce ve herkesten çok duyduğunu unutarak, soracaksın…

Mesela bir zalime içinden kin güderken, bir zindanda insanlığı ararken,bir bebeği toprağa bırakırken, bir ağıt sesi içinde yankılanırken…

Soracaksın illaki. İllaki aklınla yola koyulacaksın. Hayır! Önce kadınlar tanımalısın, kan kokusu eteklerine sinmiş ve etekleri bahar çiçeklerine hiç deymemiş, yamalı yürekler yani…
 
Onların Rab’leriyle konuşmalarına kulak verdiğinde, sormayacaksın artık hiçbir şeyi. Yüreğin yeterse, dinleyeceksin. Ve öğreneceksin bir ağıt dili, Rable konuşan…

Her gece, giden birine, içi hiç dolmayan gariban tencereye, alnında kanı kurumamış taze şehide, gün görmemiş dertli geline, ağlayan bir kadın sesi, her şehirde…Ve hayır öyle değil diyeceksin ardından! Siz bilmiyorsunuz ağıt dilini! Her gece uykumu bölen kadınlar, ağıt yakmıyorlar aslında! Siz bilmiyorsunuz, onlar isyan da etmiyorlar… Kimsesiz kalmış bir bilinmez dille, Rab’le konuşuyorlar…

Bu dili öğrenirsen bir gün unutma! Ve kimsesiz kalmadan önce, bir ağıt yak kendince! Tenceren doluysa da, elini bırakmayan bir el varsa da, gönlün bir şehit kanına yanmadıysa da, bir ağıt yak…

İçinde şükür olsun, nefesler sayısınca… Yoksa, bir gün kimsesiz kaldığında,gökyüzü ses vermez ağıtlarına… Bugün ellerin doluysa da Rabbe uzat avuçlarını…

Ve ağıtlar büyüt! Bu gece bütün duyduğun ağıtlara kulak ver! Seccadeni gökyüzüne ser bu vakit! Uyuma…

www.levent-tatli.spaces.live.com



Kadir geceniz mubarek olsun...

“Doğrusu, biz Kur’an’ı Kadir Gecesi’nde indirdik. Kadir Gecesi’nin ne olduğunu sen ne bileceksin! Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Cebrail O gece, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de inerler. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar süren bir esenliktir.” (Kadir, 1-5)

Bu gece bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen Kadir Gecesi.

Kadir Gecesi son ilahi kitap Kur’an’ la insanlığı buluşturan bir başlangıçtır. Kur'an' nın taşıdığı değer ve içerdiği anlamlar, koyduğu evrensel ilkeler tazeliğini ve canlılığını her zaman koruyor.

Kadir gecesi, Kur'an'ın indirilmeye başlandığı, esenlik ve güvenliğin her tarafa yayıldığı, dua ve tövbelerin kabul edildiği kutlu gece.

Allah'ım sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle...

Tüm dualarınızın kabul olması dileğiyle...

www.levent-tatli.spaces.live.com

9月25日

GÜZEL SÖZLER, GÜNÜN SÖZLERİ..KADİR GECENİZ MUBAREK OLSUN

Click the image to open in full size.
 
Click the image to open in full size.
 
Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım.
Click the image to open in full size.
 
Click the image to open in full size.

Click the image to open in full size.

 

Click the image to open in full size.

Click the image to open in full size.

b_hayatin_merdivenleri.jpg

b_bir_mum.jpg

 

b_gul-sunan-el.jpg

b_marifet-sahibi.jpg

 

b_ne_soyleyeyim.jpg

resimli güzel sözler

www.levent-tatli.spaces.live.com

 


Bir yudum su gibi özledim SENİ

HANİ İFTAR VAKTİNE YAKIN SUSARYA İNSAN,YOKLUĞUN O DENLİ YAKIYOR BENİ.SÖYLERMİSİN NE ZAMAN OKUNUR SİZİN ORALARDA EZAN?..BİR YUDUM SU GİBİ ÖZLEDİM SENİ!...
HANİ İFTAR VAKTİNE YAKIN SUSARYA İNSAN,YOKLUĞUN O DENLİ YAKIYOR BENİ.SÖYLERMİSİN NE ZAMAN OKUNUR SİZİN ORALARDA EZAN?..BİR YUDUM SU GİBİ ÖZLEDİM SENİ!...
                           www.levent-tatli.spaces.live.com
 

Özledim seni yar...

Kimsesizliğin sesi vururken damarlarıma bir akşamüstü Haliç'in oradan ağlamaklı bir martı süzüldü..Hangi rüzgardan çağırsam seni hangi yeşile sorsam ,getirmiyor bir türlü...Bu çırpınışlar hep yalnızlığın habercisi,uzakta gözlerin dalgalandı,gözlerimden yaşlar süzüldü...Kimde arasam seni yar,kimden sorsam bihaberdar..Oysaki ne maviler yaşattım,okyanuslar aştı,oysaki ne beyazlar yaşattım bütün melekler şaştı,ah yar ah bir gece çıksan gelsen,bir gece sadece,yüreğimde gelincikler ağlardı...

Şimdi yokluğunla başım belada,kandırıyor beni bu yalnızlıklar..Ne zaman resimlerimize baksam,gözleri doluyor ,ıslanıyor anılar...

Kaç yare mesken oldu yüreğin..Özgürlüğüm sana kilitli,dönmüyor azat ettiğim güvercin..
Hani diyorum bir el sallasan uzaklardan,nasıl özlendin bilmedin,bilemezsin...

Ayazına vurdum şimdi öksüz sevdaların..Kimde arasam seni,sen yetim...aşk yetim...

Oysa unutmuşsundur beni kimbilir..oysa aşkı amansız hasretler kirletir...

Kağıttan gemiler yapıyorum sık sık..Yolcular içlerine gelir...

Çizdiğim resimlerde hep sen..Ağlamışsın belli..Yüzün akıyor,sen akıyor tuvalimden bir bir...

Ayrılık kokuyor diktiğim kasımpatılar..Bir kuş süzülüyor inceden,ne ayrılık kalıyor ne yokluğundaki sihir....
9月24日

Sen beni sevmekten gidince...

 

 

Korkutmaz beni en korkunç kabuslar
Benim kabuslardan daha korkunç gerçeklerim var...
ürkütmez beni iliklerime işleyen soğuklar...
benim şimdi buzlardan daha soğuk bi' KALBİM var...




sen beni sevmekten gidince ben sana borçlu kaldım.

ya sen bana fazla geldin ya ben sana az kaldım ..

Gitme bir adım öteye gülüm bir adımda gurbet olur

Gitme bir nefes öteye gülüm her nefes hasret olur

 

Aşk yasaklandı artık halka açık yerlerde

El tutmak yol açıyor diye hesapsız

Susmalara kaldırdık tüm tutuşmaları

Yasak kelime oyunu yapmak

Yalan söylemek mecburi ve serbest ayyuka çıkmak

Artık yağmur sonraları toprak kokmak yok

Tomurcuklanmak günah

Ve bir insan gözü yüzünden yüz gün art arda uyumamak

Kimse ölmesin diye

Kimsenin aklında her sevdalı verdiği sözü geri alacak

Güneşi ayı ve hatta hiç bir tabiat olayı

Şahit gösterilmeyecek hiç bir sevdaya

Ne deniyorsa onu atacak kalp

Ve süresi 24 saate çıkarılacak meskun mahallerde ağlamanın

 

Sen sesini alıp gidince ben burda dilsiz kaldım

Ya sen bana fazla geldin

Ya ben sana az kaldım

Gitme bir adım öteye gülüm bir adımda gurbet olur

Gitme bir nefes öteye gülüm her nefes hasret olur

www.levent-tatli.spaces.live.com

Rabbim var de....

 
 
Bir gün dünya seni sıkarsa, Rabbine dönüpte 'Sıkıntım var' deme. Sıkıntına dön 'benim RABBİM var' de...
 
 
9月19日

Yetinmeyi bilirmisin..?

Yetinmeyi bilir misin,
Sana verdiği kadarıyla hayatın?
Hoş, bilsen de bilmesen de
Yara bere içinde bu yollardan geçeceksin
Kazanmayı isterdim, kaybetmeyi değil
Ama olmadı yar
Kendini kayırıyor her insan önce
Bu yüzden aşka kıyar
Giderim, alışığım gitmelere
Direndi bu can ne bitmelere
Giderim, alışığım gitmelere
Gerek yok isyan etmelere
giderim alışığım gitmelere
9月17日

Sendemi kaldım?...

Sende mi Kaldım?

Sende mi Kaldım?
Ben böyle değildim,
Zulamda umutlarım
Herşeye rağmen yaşamaya çırpınırdım.
O zamanlar sen vardın,
Senden gücünü alırdı
Yorgun kanatlarım.
Herşey gibi birgün
Sana da ayrılan sürenin
Sonuna vardım.
Yalnız kaldım,
Sensiz kaldım.
İlk başlarda anlamadım
Böylede güçlü olurum sandım.
Varlığının değerini
Kanlı savaşlarda
Kanatlarımı kayttiğim zaman anladım.
Çok hatalar yaptım.
Bütün uyarılara rağmen,
Ölmeye gidercesine
Çıkışsız dehlizlere daldım.
Hep hırpalandım,
Ağır yaralar aldım.
Parçalandım...
En sonunda dizginsiz aklımı
Bir balona bağlayıp
Rüzgara saldım,
Rahatladım.
Sahi ben böyle değildim
Ne oldu bana_?
Nerede aklım_?
Giderken götürdüğün ben miydim_?
Yoksa ben sende mi kaldım_?
9月15日

Umudum olurmusun...

Umudum Olur musun?

Ben, sen gibiyim. Ya sen, ben olur musun?

Ben, durulmak istemeyen bir nehir.

Sen, üzerimdeki virane sal olur musun?

Açsam diyorum, yüregimin

Tüm kapılarını sana.

Sen, içeri süzülen sevdam olur musun?

Darbe üstüne bir büyügü daha!

Ama ben uslanmadım

Ben, sen gibi karanlıkta gün’ü yasadım

Bir dilenci misali soruyorum: Gün’ümdeki

karanlıgı yırtan umudum olur musun?
9月14日

İstanbul ağlıyor sen ağlıyorsun...

trende biletsiz sevdalar vardı
vagonlar kaçaklara göz yumarlardı
aksada yüreklere kar pınarları
sevdanın arkası var ardı bahardı

istanbul ağlıyor sen ağlıyorsun
hadi git git artık [sevdiğin bekliyor] ne duruyorsun
yolcular hep kaçak bizse tutuklu
gözler ağlıyor tutkulu çocuksu

yıldız avlarım göğün mavisinde
her dem bakışlarını gözlerinin deryasında
pusu duran ellerimi sana tuzaklarım
her tetik düşürdüğünde gözlerin ölüme az kalır
yalnız gördü ya gelir bende kalır yalnızlık uzar geceler
istanbula yağmur yağar karla karışık
karı ayıklar yağmur kokularını alırım koynuma
ot koyarım göz ucuma anlarım yine yangın yine hasret
yıkanan istanbuldan düşen payıma
bi de yüzünün giderken ki ıslaklığı

gül damlası düşmüş ateş yurduydu
dağlara dil uzatan narlı kuyuydu
yağsada gönüllere gam geceleri
ceren yarasında aşk [dert] büyütürdü

istanbul ağlıyor ben ağlıyorum
hadi kalk gel artık dayanamıyorum
yolcular geldiler sen yoksun içinde
yüreğim can veriyor acılar içinde

 

www.levent-tatli.spaces.live.com

9月13日

Bir adın kalmalı geriye...

ilkerpamukcu40093938vb.jpg

BİR ADIN KALMALI

Bir adın kalmalı geriye
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
Aynaların ardında sır
Yalnızlığın peşinde kuvvet
Evet nihayet bir adın kalmalı geriye
Birde o kahreden gurbet
Sen say ki ben hiç ağlamadım
Hiç ateşe tutmadım yüreğimi
Geceleri koynuma almadım ihaneti
Hele nihavend hele buse hiç geçmedi aklımdan
Ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adın
İçimin nehirlerinden
Evet yangın
Evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
Evet kaybetmenin o zehirli buğusu
Evet isyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
Sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
Bu sevda biraz nadan
Biraz da hıçkırık tadı
Pencere önü menekşelerinde her akşam
Dağlar sonra oynadı yerinden
Ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
Sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam
Ve ben seni sevdiğim zaman bu şehre yağmurlar yağdı
Yani ben seni sevdiğim zaman
Ayrılık kurşun kadar ağır gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın

Yine de
Bir adın kalmalı geriye
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
Aynaların ardında sır
Yalnızlığın peşinde kuvvet
Evet nihayet, bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet

beni affet
kaybetmek için erken
sevmek için çok geç


AHMET HAMDİ TANPINAR 

www.levent-tatli.spaces.live.com

İstanbulda bir yarim var...

istanbul1_1

Martıların gözlerinden dinledim
İstanbul'un boğazı yanmış dün gece
Yıldızlar şahitlik etmiş, güya suçlu benmişim
Oysa can, yemin olsun yüreğimden süzülen denize
Ben bu şehre yüreğimi içirmedim

Göklerden hicran yağdı, İstanbullu bir geceydi
Yere düşen her damlanın yüreğinde sen vardın
İsmin dudaklarımda idamlık bir bilmeceydi
Yalansa kahrolayım sen İstanbul kokardın

Sevda dediğin gülüm bir busedir dudağımda
Bıçak gibi, yasak gibi, kan gibi
Utanır intihar ederdi ölüm hayata rest çekip ağladığımda
Korkak gibi, tutsak gibi, yaşanmamış an gibi
Ben lal olmuş bülbülüm, sen deli gülsün bağımda
Toprak gibi, yaprak gibi, candan özge can gibi
Kuş uçmaz kervan geçmez dağında
Kah aşkı yağan kar tanesi, kah sevda tüten rüzgardın
Zambak gibi, leylak gibi, cigaramda duman gibi
Sevdiğim sen istanbul kokardın

Dayadım on dörtlüyü İstanbul’un şakağına
İstediğim gül içmekti gözlerinden bir yudum
Seni sordum gündüzlerce bu şehrin her sokağına
Söylemedi, inat ettim, gece seni uyudum

Ben bir sana bir bu şehre gül dedim
Ayla toprak şahittir, şahittir güneşle gece
Sensizken İstanbul da bir kez olsun gülmedim

Yıllar kapımı çaldı, ellerinde vur emri
Yokluğun var sen yoktun, ölüm geldi ölmedim
Ağladım, yüreğimde sen, sende divane İstanbul
Aşkından hatıra dedim, gözyaşımı silmedim
Ben bir sana, bir bu şehre gül dedim
Belki de can, bunun için ben gülleri çok sevdim

Gözümden dökülen yaş denizi ıslatıyor
Sevdan kilim, hasret nakış, gönül derdi dokuyor
Çatlayası deli yürek sen sen diye atıyor
Oyy! Gece gözlüm oy, İstanbul seni kokuyor

 

 ORHAN VELİ KANIK

www.levent-tatli.spaces.live.com

9月12日

Sen İstanbul oluyorsun Ben deniz...

 

Sabah ezanları ayrılığa çağırıyor beni,

Üsküdar vapuruna son binen yolcu olmayı ben seçmiyorum.

Dolmabahçede dolan gözlerim,

Arkandan bir kova su oluyor,

Erken gelesin diye.

İki gözüm iki köprü,

Arabalar mı hızlı akıyor

Yoksa Gözyaşlarım mı?
                       

Beyazıt meydanında mendilimi yitiriyorum;

Yerebatan kuruyor,

Yerebatasıca gurbet,

Beni can evimden vuruyor.

Süleymaniye gibi heybetli oluyorsun bazen,

Ortaköy gibi mağrur,

Kızkulesi gibi yalnız

Ayasofya gibi mahsun olma diye;

Uzatıyorum elimi Yeditepe üstünden,

Elin elime değmeden,

Ayaklarım Haliç´e değiyor,

Sen istanbul oluyorsun,

Ben deniz.

                       

Tam ortasından geçiyorum bu şehrin.

Bir yanım Avrupa,

Diğer yarım Asya,

İki yakamı bir araya getiremiyorum,

Sen ulaşılmaz oluyorsun,

Ben uzlaşılmaz.

                         

Galata kulesinden uzatmanı bekliyorum saçlarını,

Sen prenses oluyorsun;

İstanbul rüyalar şehri.

Sultanahmet meydanına bağlıyorum atımı,

Atım tarih oluyor,

Adın istanbul.

Bir bir ışıkları yanıyor şehrin,

Bir siluet gibi önümde duruyorsun,

Sende beyoğlu gibi beni umursamıyorsun,

Gittikçe istanbul oluyorsun.

                       Resim

Ben,

Fatih´in

Eyyüp Sultan´ın olan

Bu kutlu kentte

Sadece senin olmak istiyorum.

Gittikçe istanbul oluyorsun,

Gitme öyleyse,

İki istanbul hasreti,

Fazla bu gönüle…

www.levent-tatli.spaces.live.com

9月9日

SEVGİYE ON KALA,ÖLÜME BEŞ...

[Resim: 520mah2.jpg]

Ya zamanından çok erken gelirim

Dünyaya geldiğim gibi

Ya zamanından çok geç

Seni bu yaşta sevdiğim gibi

 

Mutluluğa hep geç kalırım

Hep erken giderim mutsuzluğa

Ya herşey bitmiştir çoktan

Ya hiçbir şey başlamamış

 

Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın

Ölüme erken seviye geç

Yine gecikmişim bağışla sevgilim

Seviye on kala ölüme beş

                Aziz Nesin...

www.levent-tatli.spaces.live.com