Levent's profileGÖZLER NE RENK OLURSA OL...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
July 24 Unutmadım sevgili...Soğuk bir sonbahar akşamıydı. Hava kararmış, yağmur başlamıştı. Düşlerimize yağmur yağıyordu. Gözlerin donuk bedenin halsizdi. Gizli bir el kalkış hazırlanan otobüse binmek için seni sürükler gibiydi.Sanki kalmak istiyordun. “baharda dönerim” demiştin hatırlıyor musun ?” Sakin beni unutma bekle.” Ben seni unutmadım sevgili, ben seni unutmadım. Bütün kış baharda döneceğin günün hayaliyle ısındım. Minik öpücüklerle uyandırıp güneşin doğuşunu gösterecektim sana. Çiçeklerin, denizin, kumasalın, güneşin tadına birlikte varacak , gün batımlarında denizle birleşen ufuk çizgisini birlikte seyredecek, ay ışığında mutluluk şarkımızı söyleyecektik. Yalan değil kaçamak sevdalara takıldım yokluğunda bir süre. Sana benzeyen her şeyi sevdim ben. Sevdiği her şeyde senden izler vardı. Aradığımı buldum sandım ama yanıldım , bulduğum sen değildin. Olmadık zamanlarda aklıma düştün, zamansız yaralandım. Her sabah seni bulmak için yolara düşmek geldi içimden ama gidemedim. Yalnızlığın acısıyla gurur satın alır oldum her gece. “Gelir” dedim kendi kendime, “Söz verdi gelmesi gerek.” Bekledim.Kendimi param parça hissetim ama yine de sana kızamadım.Unuttum kötü sözlerini Unuttum kapında bekletildiğimi.Unuttum telefonlarıma cevap vermediğini, kavgalarımızı unuttum...
Bir tek seni unutmadım sevgili, bir tek seni unutamadım. Hep dönmeni bekledim. Zamanla alıştım acılara , ölüm ilanlarında kendiliğinden siline adreslere. Alıştım sevdiklerimin yokluğuna. Ama yalnızlığa alışamadım, hasrete alışamadım, sensizliğe alışamadım. Hep dönmeni bekledim. Düşlerim böyle dağınık değildi eskiden. Kara bulutlar gibi kümelenip bir yere, acılarım yüreğimde çöreklenmişti gece yarılarında. Özlemlerim hiç bu kadar olmamıştı gün ışığına. Hasret bu kadar büyümemişti. Şimdi göçebe olmuş yüreğimle her sabah yeni yolculuklara çıkıyorum. Umudun türküsünü söylüyorum öksüz bakışlarımla….
July 20 Yüreğimin cemresi...
İnan içimden çok şeyi anlatmak, haykırmak ve tek yapabildiğim yazmak geçiyor.
Olmuyor gülüm içimdeki dağları aşamıyorum.
Yazayım diyorum kalemim ateş olup değdiği yeri yakıyor.
Kuş olup sana uçayım diyorum çöllerden çıkamıyorum, yol vermez bentleri geçemiyorum.
Yanılgı içinde yaşadığım, düşlerimi sakladığım sıradan bir günde bana hediye edilen en değerli yangındın.
Yanılgı içinde bir yangın, zaman içinde bir zamansızlık, kabus içinde bir düştün sen.
Kolomb’un karşısında Amerika’yı çıkaran kader, bu yorgun kaptanın karşısına seni çıkarmıştı.
Dingin bir liman kenti gibiydi gözlerin, huzur kokan çiçeklerin vardı.
Bir gül kadar asil, bir papatya gibi masun ve bir yıldız kadar uzaktın.
Belkide yıllardır varlığını bilmeden aradığım düşlerimin saklı Leyla’sıydın sen.
Ayışığına tutulmuş bir aşkın yüreğime düşen cemresiydin.
Öyle süzülüverdin ki kalbime sessiz, ölesiye eşsiz.
Ben ne anlatıyorum bilmiyorum.
Ben buraların adamı değilim gülüm.
Yıldızlardan geliyorum ben, aşkın doğduğu yerden.
Ayışığına vurulduğum bir geceden, göz kırpan bir yıldızın gözyaşından geliyorum.
Dedim ya ben buraların adamı değilim.
Bu akşam yangınlardayım ben.
Yıldızları getirin bana, ayışığı sarsın beni, yağmurlar alsın bedenimi.
Adını koyamadığım birşey var içimde kelimelerin sırtına yükleyemediğim bir aşk.
Bende şair gibi diyorum “Yak lügatları şair!”. Evet yakmalı şair lügatları.
Yakıyorum tüm kelimeleri, yakıyorum tüm kitapları, okuduğum ve bildiğim her şeyi.
Kalemim ateş olup değdiği heryeri yaktı, bana kalansa sadece yazık bir nakarattı.
Bunu ise bir şiseye koyup denize atıyorum,
Dalgaların emanetini sahibine vereceğini umuyorum.
www.levent-tatli.spaces.live.com July 17 SEN...![]() Söyleyemediğim her sözcük boğazımda yumruk gibi kalsa da, hayalimde büyüteceğim seni. Adını boş duvarlara fısıldayacağım. Belki hiç olmayacağın bir yerde bekleyeceğim seni… Yalnızlıklarına dokunacağım sen yerine… Ben seni hiç unutmayacağım… Her sabah uyandığımda yanımda olmasan bile, konuşacağım seninle, “Günaydın sevdam” diyeceğim. Yemek masamın boş sandalyesinde seni hayal edip, kahve sohbetlerime eşlik edeceğim seni. Ve sonunda “Kaçır beni” bu şehirden diyeceğim.
Seni sevmekten asla vazgeçmeyeceğim… Rüyalarıma dolan sensizliği kabul etmeyeceğim uykularıma… Saba rüzgârlarını sensiz karşılayacağım sabahlarda. Nağmeleri ayrılık olan belki bir küçük safir düşecek dudaklarıma… Küstüm çiçekleri şebnemleriyle serinlerken, ben alevler içinde kavrulacağım, ama yine de vazgeçmeyeceğim seni sevmekten… Her sabah bir dilek tutacağım içinde sen olan. Her akşam dualarım içinde yine sen olacaksın ve ben adını anmaktan asla vazgeçmeyeceğim…
Gönlümün kapılarını kapatacağım yeni aşklara, yeni dokunuşlara… Ve senin için her zaman o üç kelimeyi söyleyeceğim. “Seni seviyorum sevdam!” diye haykıracağım gönül penceremden. Karanlığın ve gölgelerin esiri olduğumda, sen ışıklarım yanacak içimde. Sen yıldızlarım parlayacak gökyüzünde… Sen filmlerim oynayacak karelerle ve sen türkülerim söylenecek kulaklarıma… Firari duygular eşliğinde sihirli sözcükler seni fısıldayacak daima.
Eskisi gibi acıtmıyor yokluğun bedenimi. Ben içinde sen olan bir şeyleri nasılsa buluyorum. Bazen çiçeklerin kokusunda, bazen yeşile dönen dallarda ya da… Ya da bir çocuğun ağlayışında buluyorum seni. Bir şekilde sen ekiyorum kalbime… Ve büyütüyorum seni… Sana olan hasreti yudum yudum içiyorum yalnızlıklarımda. Boş duvarıma yansıyan hayalinde görüyorum gözlerini ve sevdam “Deniz uğramış gözlerine” diyorum.
Önce ufak birikintilerle sonra çoğalarak ulaşıyorum sana. Garip bir ürpertiyle beni almanı bekliyorum sen yalnızlıklarımda. Sen duvarlarım dile gelip konuşuyor ve ben doyamıyorum sohbetine. Unutmak istemiyorum seni; unutursam biliyorum ben de kaybolacağım dünyamda. Ve sakın bir yere kaybolma diyorum sen dolu yalnızlıklarıma… Nasıl savurup atabilirim ki içimdeki seni? Alacak nefesim kalmayana dek seveceğim seni…
Sen dolu yalnızlıklarım ve asla unutmayacağım seni… July 02 Vurun Yalnızlığa.![]() Yalnızlık öldürdü beni
Işığını gözlerimin önce Yüreğimin sevincini Yalnızlık aşkımı hevesimi Gücümü kuvvetimi Gözgöze geldiğim Bütün karanlık pencerelerde Yalnızlığın gözleri Sokağa çıkan Eve dönen Yıllardır yalnızlıktı benimle Her kış gecesi saat yedide Yalnızlıktı esen Konak önünde Yalnızlıktı oturmuş meyhanede Bekleyen beni Gülmek istemiyorsam Konuşmak istemiyorsam Sevişmek istemiyorsam Yalnızlık sebebi Kımıldasam Değiştirsem yerimi İtsem elimin tersiyle Gider gene gelirdi Bir gün girerseniz odama Cansız uzanmış bulursanız beni Bakın başucuma Bakın dört duvara Yalnızlık orda Sizinle nefes nefese Sizinle burun buruna Uzanmış yanıbaşımda yatağa Geçmiş masama Saymayın güldüklerimi Saymayın sevdiklerimi Bilin doymadım ben Ne aşka ne dostluğa Vurun yalnızlığa NECATİ CUMALI |
|
|