Levent's profileGÖZLER NE RENK OLURSA OL...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    June 25

    REGAİB KANDİLİNİZ KUTLU OLSUN...

     
    SESİM O' NA BENZEMİYORSA DA , HİÇ OLMAZSA SÖZÜM O' NA BENZESİN...O 'NUN AYAKLARIYLA YÜRÜYEMİYORSAM DA , O NUN İZİNDE GİDEYİM...BAKIŞIN O' NUN GİBİ DEĞİL BİLİYORUM , AMA YİNE DE O' NUN BAKTIĞI YERE BAKAYIM...O' NUN GELDİĞİ YERDEN GELEMİYORESAM DA , O' NUN GİTTİĞİ YERE GİDEYİM...O 'NUN SEVDİĞİ OLMAYA LAYIK DEĞİLSEM DE, HİÇ OLMAZSA O' NUN SEVDİKLERİNİ SEVEYİM...O' NUN ŞEFAATİNE LAYIK OLABİLMEK DUASIYLA...DUALARINIZ KABUL KANDİLİNİZ MUBAREK OLSUN...
                                                                                                                           www.levent-tatli.spaces.live.com
    June 18

    BENDEDİR...

    Islak Kırmızı Gül resimleri
    Bendedir

    Ne azap, ne sitem bu yalnızlıktan,
    Kime ne, aşılmaz duvar bendedir,
    Süslenmiş gemiler geçse açıktan,
    Sanırım gittiği diyar bendedir.

    Yaram var, havanlar dövemez merhem;
    Yüküm var, bulamaz pazarlar dirhem.
    Ne çıkar, bir yola düşmemiş gölgem;
    Yollar ki, Allah'a çıkar, bendedir.
                          Necip Fazıl KISAKÜREK...

    KIRILGAN

    Kırılgan

    Kırılgan bir çocuğum ben
    Yüreğim cam kırığı
    Bütün duygulardan önce
    Öğrendim ayrılığı
    Saldırgan diyorlar bana
    Oysa kırılganım ben
    Gözyaşlarım mücevher
    Saklıyorum herkesten
    Ürküyorlar gözümdeki ateşten
    Ürküyorlar dilimdeki zehirden
    Ürküyorlar o dur durak bilmeyen
    gözükara cesaretimden
    Diyorlar: Bir yanı sarp bir uçurum,
    Bir yanı çılgın dağ doruğu.
    Oysa böyle yapmasam ben
    Nasıl korurum içimdeki çocuğu?
    Bir yanım çılgın nar ağacı
    Bir yanım buz sarayı.
                                                MURAT MUNGAN
    June 10

    VİRGÜL ü değil ''NOKTAYI'' koydunda gittin bu Aşka..

     
    ''Uzun gecelerde uykumsa VİRGÜLÜM, bu kisa cümlede son NOKTADIR  Ölümüm."
     
    Olumsuz ßir cümle.. Yani; senin olmadığın bir cümle.. Ama bak, yine geçtin cümlemde. Noktalar bile ayıramıyor, virgül desen bağlıyor yine seni sana..Geçmişte kalan soğuk bir nisan sabahının izlerini taşıyor hâlâ cümlelerim...

    Ne bir nefeslik ayrılığı taşıyabildi bu yürek ne de bir hayatlık  ayrılığı. Ne idi böylesine seni vazgeçilmez kılan. Sabrı zor, derdi büyük, dayanılması imkansız olan.. Neydin sen bende? Ne için gelmiştin ki sen bana.. Oysa ne masumdu küçük bir sevda kıvılcımına çıralar tutmak. Ne kadar da güzel gelmişti o ateşte ısınmak, geceleri gündüzlere devretmesi saatleri saniyelere bırakması ne kadar da güzeldi. Ne de çok eğlenmişti yüreğimiz bu ateşle. İlk ayrılığını soğuk bir mayıs sabahında geçirdi bu sevda. Her şeyler unutulmuştu, imkansız acılar çekilmiş, kapanması zor yaralar bile kapanmış ama o soğuk mayıs sabahını bu yürek hazmedememişti. ...
    Geceleri ay eşlik etti cümlelerime, sığdıramadım defterlere, yazdıramadım kalemlere de ay’a yandım derdimi, ona anlattım tüm sevgimi. Ne dualar etmiştim o saf sevda duygusu ile. ...
     
    Ne menem bir şey ki boğazına düğüm düğüm yerleşiyor, ha çıktı ha çıkacak kalbin. Sonra tüm bedeninde bir rüzgar, tenini hafiften okşayıp, sol yanının küt küt diye atışlarını duyacak bir ses… Neler yaptın, neler yapıldı bu zayıf bedenime böyle, nasıl da korkudan tir tir titriyor tüm vücudum. Dokanılmak,, ne acı bir şey. Dokanılmak,, ne kötü yerler bıraktı bende. Oysa şefkat vardı benim dokunuşlarımda, ilmek ilmek, sevda sevda, mavi mavi nakış gibi işlemiştim yüreğime bu sevdayı. Neydi bu nakışı bozan, neydi bu ipleri birbirine karıştıran.

    Bu sevdayı böylesine siyahlara sokan neydi söylesene…

    Bir sevda çukuruna düşmüş yüreğim, elleme boğulsun, bir aşk masalına kandı kalbim, elleme büyüsün bu masalla.. Tıpış tıpış yürüsün…Başlamaya giderken, böylesine bitmemiştim. Varsın kanasın, varsın ağlasın bu  sevda. Alıştı, inan bana çok alıştı bunlara.

    Yürek attıkca, geceler ağardıkca, sabahları gözümü açtıkca yaşayacak, yaşayacağım,yaşatacağız…Yaşarsam, herşey senden bana miras kalsın. Yaşayamazsam, hayatım senin olsun tüm cümleleriyle...
     
    Belki birgün benim yaşattıklarımı özlersin..Gülüşümü…Sesimi…
    Gözlerine bakmaya cesaret edemeyen hallerimi… Seni gördüğüm anda yaptığım tüm saçmalıkları…Sadece seni özleyen yüreğimi…

    Ve belki de özlediğin o an, benim bakmaya korktuğum gözlerine bir başkası sevgisini değdiriyordur…Kimbilir..??
            
             Ama unutma ki Ey Sevgili  ; ben halen SEN deyim...Halen bıraktığın yerdeyim..
     
            ''uzun gecelerde uykumsa virgülüm, bu kisa cümlede son noktadir ölümüm."
                                 
    June 05

    Ben Seni Sevdimmi..

    Ben Seni Sevdim Mi?

    Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
    Tuttum, ta içime oturttum seni
    Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
    İçtim yudum yudum güzelliğini
    Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
    Bendeydi özlemlerin en korkuncu
    Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
    Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu
    Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu
    Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
    Biri vardı ağlayan; gecelerce
    Biri vardı sana tutkun; o bendim
    Ben seni sevdim mi? Sevdim, en büyük
    En solmayan güller açtı içimde
    Ömrümü değerli kılan bir şeydin
    Sen benim bozbulanık gençliğimde
    Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
    Bir çizgiye vardım seninle beraber
    Ve bir gün orada yitirdim seni
    Ben seni sevdim mi? Sevdim, Ya sen beni?
                                 ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN....

    Ben, Sensiz yaşıyamam..


     

    RUHUMDAKİ FIRTINALAR MERİHİ USANDIRDI,

    NUHA HABER EYLEYİNDE GELSİN TUFAN GÖRSÜN...

    www.levent-tatli.spaces.live.com

    Yağmur...

     


    Yağmur yağıyor. Mutfak camındayım. Nasıl üşüdüğümü
    bilemezsin. Menekşelerim çiçek vermiyor artık anne.
    Söylediğin gibi hep dibinden su verdim ama…

    Şimdi telefon açsam sana, sesini duymak da yetmiyor ki.
    Hep aynı cümleler; “Babamlar nasıl, ilacını aldın mı?”
    Nedenini bilmediğim bir ağlamak var içimde.
    Bir yerlere sığdıramıyorum yüreğimi. Bazen mutfakta
    dalıp giderdin yemek yaparken, tahta kaşıkla
    tencerenin başında öylece ne düşünürdün acaba?
    Özlemek çok fena anne. Anlamak seni; daha da fena…

    Omuzlarım ağrıyarak uyanıyorum sabahları.
    Benim kızımın omuzlarımı ovmasına daha çok var.
    Gittikçe sana mı benziyorum ben, ya da
    “Annenin kaderi kıza” dedikleri doğru mu?
    “Baban eskitir her şeyi kızım” demiştin bir kez,
    anlamamışım meğer, eskiyormuş anneciğim.
    Omzunu ovacak kalmıyormuş meğer aynı evin içinde.
    Şimdi duysan bunları ne üzülürsün; mutsuz mu kızım diye,
    çoktan kendinden vazgeçmiş bir sesle. Mutsuz değilim de anne,
    yağmura ve mutfağımdaki kedere çare bulamıyorum.

    Evimi topluyor, toz alıyor, patlıcan kızartıyor,
    televizyon seyrediyor, akşam çalan kapıyı açıyorum,
    açtığımı gören olmuyor.
    Pişirdiğim yeniyor da, güzel olmuş denmiyor.
    Çay demleniyor, demleniyor, demleniyor…

    Kederim mutfağımın her yerine yerleşiyor.
    Ah nasıl eskiyor her şey anne, nasıl eskiyor.
    Eskilerimi de atmaya kıyamıyorum. Seni çok özlüyorum.
    Bana yasakladığın bahçeler, sana da mı uzaktı hep?
    Gidemeyişine ağladın mı sende? Ne zaman eskiyor sevgiler?
    Ödenen bedellerin acısı geçince mi? İşte böyle,
    kalbimde bir acı. Şarkılar seni söyler.

     

    İclal AYDIN

     www.levent-tatli.spaces.live.com

    June 01

    sevdam Ağlıyor..

    Bak Yanaklarım Sırılsıklam

    Dudaklarım Kupkuru

    Bak Ağaçlarımda Hüznün Titreyişi

    Sevdam Ağlıyor Gecenin Gizeminde

    Uçurumlar Kaplı Dört Yanda

    Fırtınalarla Dağılıyor Bulutlarım

    Sanki Bütün Yağmurlar Yüreğime Yağıyor

    Bütün Canlılar Sensizliğe Haykırıyor

    Ben Milyonlarca Çığlık Atıyorum

    Yankılanıp Geri Geliyor Çınlatıyor Kulakları

    Bi Sen Gelmiyorsun ..

    Oysa Parmak Uçlarıma Kadar Ulaşmıştı

    Sevdanın Tutsaklığı

    Titriyor Ellerim Hasretinden

    Titriyor Yüreğim

    Sokağımda Gölgen Büyürde Büyür

    Beklemelerin Acısı Sarar Kaldırımları

    Başımda Dolaşır Yanlızlıklar

    Dünyanın Bütün Acılarını Bedenımde Barındırırım

    Sensizliğin Acısının Yarısı Kadar Olmaz

    Dağları Yüklerimde Sırtıma

    Saçının Telini Oynatamam Yerinden

    Oysa Gökkuşağına Yazmıştım Adını

    Çiğ Düşmüş Sabahlar Bıraktın Bana

    Buğulanmış Camları Yıldızsız Geceyi Bıraktın

    Sualsiz Çöken Gamı

    Sessiz Çığlıkları Bıraktın

    Anlamsız Binlerce Hece Oldu Senszilik Dilimde

    Yokluğunun İzdırabı Sardı Evin Duvarlarını

    Uykularım Bölündü Karabasan Gibi

    Çöken Hayalin Yüzünden


    Bak Gözlerim Yanıyor

    Bak Alev Alev Yanıyor
    Sensizlik İçimde

    Saçların Takılıyor Umutlarıma Tel Tel

    Bakışların Saplanıyor Yüreğime

    Hayal Ederken Gözlerini Kirpiklerin

    Sırtımdan Vuruyor Beni

    Ama Bilki Bu Beden Sensiz Gülemez

    Sevdalar Bana Yeterde

    Sevdalar Sanki Sana Gelemez...