Levent 的个人资料GÖZLER NE RENK OLURSA OL...照片日志列表更多 工具 帮助

日志


5月31日

seviyorum demeyi özlemek...

Bilirsiniz bu özlemi, sevdiğini özlemekten daha çok can yakar 'seni seviyorum' demeyi özlemek...

Aklınıza geldikçe bu sözcükler, dilinizin ucuna takılır ve sonu huzursuz bir sessizliktir... Bu sessizlikler eksik bir sevgiyle birikir içinizde.
Tüketilmiş bir sevda vardır ellerinizde. Birisi veya birileri tüketmiştir sevdanızı. Ve siz hep aynı soruları soruyorsunuzdur kendinize 'sevdalar
tükenir mi?' 'aşk eksilir mi?' Bilmezsiniz eksilen aşk değildir,
sizsinizdir gidenin ardından. Sevdiğinizi söyleyemedikçe eksilirsiniz.
Sevdiğinizin yokluğuna, seni seviyorum diyememenin acısına uyanırsınız her gün...

Giden gitmiştir ama hesabı verilmemiştir sevdanın. Birileri sevdanızı
tüketmiştir, sevdanızda sizi... Sanki sevdiğinize bir kez daha seni
seviyorum diyebilseniz geri dönecektir, 'bak sevdan ellerimde, onu hiç
bırakmadım' diyecektir sevdiğiniz... yalnızlığınızın avuntusudur bu... Ama
bir kez daha 'seni seviyorum' diyemezsiniz. Sevdanız artık
sessizliğinizdir. Sessizliğinizde eksilirsiniz ve sorularınıza bir yenisi  eklenir; 'sevda, eksiltir mi insanları?'

Gidenin bir gün geri dönmesinden, tekrar size 'seni seviyorum' demesinden korkarsınız. Öyle çok acımıştır ki içiniz, sessizliğiniz üzerinize öyle
sinmiştir ki sevdiğinizin dönmesini isteseniz de, korkarsınız. Çünkü siz  artık siz değilsinizdir. İçinde 'seni seviyorum'lar biriktirmiş,
bedenindeki dokunuşları göz yaşlarıyla yıkamaya çalışmış, yaraları
kanamasın diye birilerine sarılamayan birisinizdir artık...

Basit iki sözcüktür 'seni seviyorum' Ama bu sözcükleri söyleyemedikçe kendinizden uzaklaşmışınızdır... Sevdaların tükeneceğini, aşkların
eksileceğini kabullenmişsinizdir... Sözcükler anlamını yitirdiğinde,
yaşamında anlamını yitirdiğini sonradan fark edersiniz ve sevdiğinizin
giderken hayatınıza anlam katan tüm sözcükleri de götürdüğünü 'seni
seviyorum' demeyi özlemeye başladığınızda anlarsınız....

5月30日

Seni sana yazıyorum...

mannzara0lg7ng.gif

Sana Seni Yazıyorum ...

Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya, başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde, kâğıdı, kalemi elime alıp, seninle dertleşmek, yalnızca sana yazmak ve yalnızca seni özlemek geçiyor içimden. Sana yazmak. ;Sana Seni Yazmak;.

Seni ve yüreğimde anlam bulan duyguları. sana ait yüreğimin derinliklerinden kopup gelen artçı şokları anlatmak. ve toprağı alnından öperken yağmur taneleri, tüm benliğimle sana yağmak istiyorum.

Bu gece dudaklarımdan dökülen her kelimede sen varsın ve yine sen varsın, yarım kalan sevdamın eksik taraflarında. bomboş ve sessiz kaldırıkmlarda yürürken seni haykırıyorum sensizliğin inadına. bu sensizlik gecesinde sevdamın en ücrâ köşelerine seni yazıyorum.

Bu gece gene yağmur yağıyor. Yağmur yağıyor gönlümün sensizlikle yanan her yerine. Yağsın, yağsın ki saklasın sensizliğimde döktüğüm gözyaşlarımı. Ve yine saklasın sensiz geçen bomboş hayatı.

İşte seni haykırıyorum sensizliğe alışamamış sine-i püryanıma, işten seni yazıyorum.

Bu gece gene yağmur yağıyor. sen yoksun oysa biliyorum ve üşüyorum sensiz kaldığım saatlerde. göz yaşlarımı efkârıma kattım bu gece. sevdamı, umudumu ve seni kızgın bir sel gibi kalbime akıttım.

Bu gece yağmurla birlikte göz yaşlarım yağıyor ve ismini yazıyor sensizliğin acısı ile kıvranan kaldırımlara. süzülen her damlada sen vardın ve yine sen vardın gecenin en karanlık anında. O, doya doya bakamadığım gözlerin, gözlerimin içine bir kez daha değseydi ve tebessümünden bir gül açsaydı yanaklarında, yetmez miydi? Bir bakışın bir ömre değmez miydi, ey!

İsmini kazıdığım kaldırımlara sanki sen yağıyorsun yağmurla birlikte ve sevgin yağıyor yüreğime. yalnız ve bomboş odamda sen varsın hâlâ. Hâlâ sensizliğim duruyor yanıbaşımda.

Bu gece gözyaşlarım yağıyor sensizliğimle birlikte kaldırımlara. Seni arıyorum, erimekteyim. karanlık geceye inat ay bu akşam gökyüzünde.

Ve gökyüzü, yüreğimde..

www.levent-tatli.spaces.live.com

Sessiz gemi...

 

 

Artık demir almak günü gelmişse zamandan

Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

 

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol:

Sallanmaz o kalkışda ne mendil, nede bir kol;

 

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli

Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,

 

Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!

Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu...

 

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;

Bilmez ki giden sevgililer dönmiyecekler.

 

Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinde

Bir çok seneler geçti;  dönen yok seferinden...

 

Yahya Kemal Beyatlı

 

 www.levent-tatli.spaces.live.com

5月29日

Susarak Özlüyorum...

Susarak Özlüyorum

İşte buna bıçak çekiyorum

sözcüklerim varmıyor uzaklığına,
suskundur takvimlerde adım üstelik,
bir bir düşüyor bütün öpmelerim,
ağır yenilgiler alarak.
kalbimse sildi bütün defterlerde,
adresini, yokluğunu kıyamet bilerek.

Sadece susarak özlüyorum seni
Hiç tanımadan, ne garip …
Sense uzaklara çivili,
Bir deniz gibisin resimlerde

Dokunsan Dersim olur göçerim mecburen,
yalnızlığın on milyon olur,istanbul
duydum çok sonra,
adın önemli değil;
acın aynı tadı veriyor zaten.

Islık çalan zamanlardan gelmiştim,
bilirim bulutları eskitmenin güzelliğini,
zaman, o zaman değil şimdi,
güneş yine doğar bu kente,
ama gözlerin... gözlerin...

Şimdi adı yok hiç bir sevgilinin,
sıcak dokunuşunda dağılan,
binlerce öpücüğün...

İşte, buna bıçak çekiyorum,
bir kadın, aşkını savunan
bir çocuk, gülüşü gibi ince,
bir havalanış...yok
Belki de çekip vurmak ,
bütün uykuları göz kapaklarında...

Sen...




Bu gün yine yanlızım..yanlızlıkların bilemeyecegi kadar yanlızlık...
nefes alsam senimi duyuyorum..nefes almamakla oluyor sesim..
nefes alırken bile gözlerimde sen varsın
Gözlerimin sokaklarındaki SEN...
Çıkmıyorsun benden..Gözlerimle soludugum sesimden ...
Bilmeliydim küçük harflerle 'ben 'yazılmasını.. ve 'sen ' yazılmasını..
UNUTMA gözlerimdeki çıkmaz sokaklardasın..
sokaklar sesim.....Sen ise NEFESİM ....
5月28日

Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu..

Bu resim Zipara.com tarafından ücretsiz olarak saklanmaktadır !
O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar
bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir,
büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unutulurdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.


Bu resim Zipara.com tarafından ücretsiz olarak saklanmaktadır !

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı
belki de,
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece
sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır
yaralamasaydı eğer.

Bu resim Zipara.com tarafından ücretsiz olarak saklanmaktadır !

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Bu resim Zipara.com tarafından ücretsiz olarak saklanmaktadır !

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

Bu resim Zipara.com tarafından ücretsiz olarak saklanmaktadır !

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir
ayrılık gizlendiğine
belki de, kartvizitinde "onca ayrılığın birinci
dereceden failidir"
denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle
avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini
tutmak isterse...

Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim
uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık
etmiş olmasalardı eğer!!

Bu resim Zipara.com tarafından ücretsiz olarak saklanmaktadır !


Can YÜCEL
5月27日

Yalandı...




KURTULDUM...

Umutsuz bir ummanda buluşturdu kader,ikimizi...
Söz verdik birbirimizi kurtaracaktık!
Uzun bir müddet mücadele edip,
Çabaladık,karaya çıkmak için;
Sen boğuldun,ben kurtuldum.
Geriye döndüm baktım ki sana,
Attığın kulaçların bile yalandı!
www.levent-tatli.spaces.live.com
5月23日

Bekleyişimin öyküsü...




Günler güz yaprakları gibi birer birer dökülürken ayaklarımın dibine,
ben her gece karanlığa dikip gözlerimi senin aydınlığını bekledim.
Sen yoktun...

Binlerce adım attım bu kentin sokaklarında. Her köşeyi,
her parkı, her ağacı ezberledim. Sevdaya bulanmış
her kaldırım taşında senin adını aradım.
Sen yoktun...

Evlerin duvarları birer birer üzerime yıkıldı.
Her bir hücremin acısını ta yüreğimde hissederken
beni enkazın altından çekip alacak elini aradım.
Sen yoktun...

Özlem şarkılarını ezberledim. Kimini bağıra bağıra,
kimini fısıltıyla söyledim. Karanlığa haykırdım hasretimi.
Sesimi duyacaksın diye bekledim.
Sen yoktun...

Senden gelecek bir tek haberi bekledim. Saatler asırlar gibi geldi,
geçmedi. Çalan her telefonu yüreğimin deli bir çağlayana dönen
atışlarıyla açtım. Senden başka duyduğum her seste hep aynı
hayâl kırıklığını yaşadım. Onlar beni duymak istiyordu, bense seni.
Sen yoktun...

Seni aramaktan yorgun düşmüş bedenimi karanlığın kucağına
uzattım her gece. Bir an önce sabah olsun diye uykunun
beni çekip almasını istedim. Olmadı.
Kaç gece sabahı ettim gözlerimi kapamadan, kaç gece
merdivendeki ayak seslerini dinledim gelen sensindir diye.
Sen yoktun...

Her yağmurla birlikte hüzün de yağdı bu kentin üzerine. Bulutlar
yalnızlığın işaretiydi benim için. Beni ıslatan yağmur olmadı.
Ben senin özleminle sırılsıklamdım her mevsim.
Hayat; merhaba dedi bahara çiçek çiçek. Uzun kıştan sonra
gelmez dediğim göçmen kuşların dönüşünü gördüm.
Sen yoktun...

Her istasyon her otogar adresim oldu. Bir trenden inersin sandım.
Otobüslerdeki her yolcuya sensin diye baktım. Ya da yolculuklara
vurdum kendimi. Kimsenin uğramadığı köylere, adı duyulmamış
kasabalara gittim. Senden bir iz aradım.
Sen yoktun...

Denizin sonsuz maviliğine umut bağladım. Kıyılarda tükettim
bekleyişlerimi. Hep sensiz gemiler geçti limanlardan.
Ben gemicilerin hasret türkülerine eşlik ettim.
Sen yoktun...

Gözümden bir tek damla yaş akmadı. Onlar sana aitti, sana
kalmalıydı. Kimselere söyleyemedim acılarımı, bekleyişimin
öyküsünü kimselere anlatamadım.
Nice fırtınalar koptu yüreğimde. Dalgalar dövdü hayallerimi.
Sığınacak bir liman, yaslanacak bir omuz aradım.
İçimi dökecek bir insan aradım.
Sen yoktun...

Her gece ay paramparça oldu. Her gece yıldızlar birer
birer düştü sokaklara. Yıldızları saçına takıp gelmeni bekledim.
Ayı avucunda bana getirmeni bekledim. Ve bir güneş gibi doğup
aydınlatmanı bekledim bu kapkara dünyamı. Ama.
Sen yoktun...

 

Y.B




 

5月22日

Gözyaşımsın...

gözyaşımsın
Sen;kan olacak gözyaşımsın,

susuzluk gibi hissedeceğim sevgin,

ay'ın hilalinde gördüğüm kaşların,

annemin dokunuşundaki yumuşaklığın.

sen;kan olacak gözyaşımsın,

yürüyebilmek gibi özlemimsin,

başaklarda gördüğüm saçların..

bülbül nağmesi sesin...!

sen;kan olacak gözyaşımsın,

şiir yazabilmek gibi çok istediğim,

deniz maviliğinde gördüğüm gözlerin

Azra'nın kıskanacağı güzelliğin,

sen; kan olacak gözyaşımsın...!
                                                              Cihat Aydın

5月21日

körükörüne...

529786413_515ef18e1c.jpg Hijab image by syauqiyah
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
“O olmazsa yaşayamam” demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin o’nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini…
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları…
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
“O benim” diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin…
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, ya da pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak…

Can Yücel

www.levent-tatli.spaces.live.com
5月20日

BİZİ BİZE BIRAKMA ALLAHIM...




Canım yanıyor,içimde bir sızı nedenini bilmiyorum
Adı sensizlik belki
Yada ulaşamamak, ağlayamamak derinden,
Kıyamdayken başka yerde, secdedeyken başka yerde olmak
Yönelememek sana içten bir aşkla
Canım yanıyor ya Rabbel alemin
Bir sızı var anlayamadığım,
Canım yanıyor Ya Erhamerrahimin
Adını koyamadığım,
Bugün gitmek istedim buralardan
Sana yakın olmak için, uzakları yakın yapabilmek için,
Çıktım viran şehrimden; daha fazla gidemedim nedense,
Bir yağmur başladı sessizce, ER-RAHİM diye fısıldadı paramparça olan yüreğime,
İrkildim Ya Rabbelalemin, rahmetine kavuştur beni,
Sonra yürüdüm içimde bir ses anlayamadığım,
Bir güvercin gördüm sırılsıklam; EL-CELİL dedi içimdeki sese,
Ne büyük, ne yücesin; yüceliğinle derman ol derdime,
Islandım, yorgunum birde acı var içimde nereye baksam seni gördüm AllahIM
Bir çocuk tebessümünde, bir yaprağın vedasında mevsime,
MALİKÜ’L-MÜLK tecellisini gördüm kara bulutların içinden doğan güneşte
Sen her şeyin tek sahibi AllahIM,
İçimde bir uçurumken hayat, üstelik çıkmazdayken dar sokaklarım
EL-MÜHEYMİN sesi kulağımda,
Sen aciz kullarını unutmayan hep gözeten AllahIM,yardım et bu kuluna,
Savruluyorum nereye gitsem bilmiyorum, bir dağa bakıyorum bir mahlukata
Hepsi rükuda hepsi kıyamda
Çiçekler, otlar, toprak secdede
En küçük mahlukat zikirde, insanlık ise gaflette
YA HALIK diyor tabiat; adem ise hüsranda, azapta
Ey incelik, lütuf sahibi EL-LATİF
Ey kusurlardan münezzeh KUDDÜS
EY adalet sahibi EL-ADL
EY büyüklük sahibi EL-AZİM
EY merhamet sahibi ER-RAHMAN
Nereye baksam, nereye dönsem sen tecelli ettin,
Bir tek insanlıkta görmedim huşu ile yakarış,
her şey sende yaşarken; İnsanlık nefsinde ölmüş
Her yer sende iken,insanlık her yerde viran olmuş,
Bu viran şehirde, divane dünyada yalnız bırakma bizi

UTANIYORUZ RAHMETİ GENİŞ AllahIM...........

Bizi bize bırakma AllahIM.........

BİZİ BİZE BIRAKMA...........
 
5月19日

sen benim dünyamsın...

Sen benim içimde bir korkulu rüya
Her gün sevip sardığım bir hülyasın
Yokluk ateşten gömlek
Sensizlik ölüm gibi
 
Rüyam,hülyam,benim dünyamsın
Kanımda,canımda,alın yazımda
Bir sen varsın bir de ben şu dünyada
Nazar değmesin sana
Eller değmesin sana
Sensizlik ölüm bana
 
Seni benim gibi seven bulamazsın
Tanrım bu rüyadan hiç uyandırmasın
Ömrün vefası yok
Korkum aşkımdan çok
Gönlüm sensiz kalmasın
 
Korkulu rüyam
Gülen bahtımsın
Sen benim,sen benim,sen benim dünyamsın
Hepimizin hayatı iki kelime
Bir varmış bir yokmuş şu alemde
Bir gün sana doymadan göçüp gidersem eğer
Son nefeste adın dilimde
Herşey sende başlar
Seninle biter
Sevilmek ümidi sevmekten beter
 
Nazar değmesin sana
Eller değmesin sana
Sensizlik ölüm bana
Seni benim gibi seven bulamazsın
Tanrım bu rüyadan hiç uyandırmasın
Ömrün vefası yok
Korkum aşkımdan çok
Gönlüm sensiz kalmasın
Korkulu rüyam
Gülen bahtımsın
Sen benim,sen benim,sen benim dünyamsın . . .
   Orhan GENCEBAY