Levent's profileGÖZLER NE RENK OLURSA OL...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    December 31

    ADI İÇİN YAŞAMAK...

     
    Yasamak, adı icin yasamak
    Her nefeste adını solumak
     
    Ve dusmek adi icin bin kere
    Ve dusmek sevdasiyla topraga
     
     
    Kusanmak ortusuyle imanin
    Karardir, yoluna gonul vermek
    Korkudur umuduyla beslenen
    Ozlemdir, adi icin kavusmak
                           ÖMER KARAOĞLU...
                                                                               www.levent-tatli.spaces.live.com

     

     


     
     

     

     

     


    December 28

    Bekliyoruz sultanım...

    Bekliyoruz Sultanım!Rüyada olsa bile belki teşrif edersin diye hem de hiç kimseyi beklemediğimiz gibi.


    Gelseydin!Ve yürüyüp geçseydin önümüzden gülleri bayıltan o enfes kokunu çekerdik içimize.

    Sevgili!Hakiki aşıkların sana doğru uçarken bizim bu yaptığımız yolda emeklemek.

    Dünya güzelliğiyle kollarını açarken bize düsen el açıp kapında beklemek.


    Sevgili! Bekliyoruz...
    Dursun Ali ERZİNCANLI' dan...
                                      www.levent-tatli.spaces.live.com
    December 27

    Bir fincan kahve içermisiniz...

    İş yaşamında önemli yerlere gelmiş bir grup eski mezun arkadaş grubu üniversitedeki hocalarından birini ziyarete gitmiş.

    Çeşitli konular konuşulduktan sonra sohbet, işin yarattığı strese ve hayatın zorluklarına gelmiş.

    Yaşlı üniversite hocası ziyaretçilerine kahve ikram etmek üzere mutfağa gitmiş ve değişik boy, renk ve kalitede bir çok fincanın bulunduğu bir tepsiyle geri dönmüş.

    Kimi porselen, kimi seramik, kimi cam, kimi plastik olan fincanları ve kahve termosunu masaya koyup kahvelerini oradan almalarını söylemiş.

    Tüm eski öğrenciler kahvelerini alıp koltuklarına döndüğünde hocaları onlara şunu söylemiş:

    Farkına vardınız mı bilmem, zarif görünümlü, güzel, pahalı fincanların hepsi alındı, masada yalnızca ucuz ve basit görünümlü fincanlar kaldı.

    Elbette ki kendiniz için en güzelini istemek ve onu almak çok normal ama işte bu demin bahsettiginiz problemlerinizin ve stresin nedeni.

    Hepinizin istediği fincan değil, kahve iken, bilinçli olarak herbiriniz birbirinizin aldığı fincanları gözleyerek daha iyi olan fincanları almaya uğraştınız.

    Yaşam kahveyse, iş, para ve mevki fincandır.

    Bunlar yalnızca Yaşam ı tutmaya yarayan araçlardır, ama Yaşam ın kalitesi bunlara göre değişmez.

    Bazen yalnızca fincana odaklanarak,

    içindeki kahvenin zevkini çıkarmayı unutabiliyoruz.
    December 22

    Kimsesizliğime düştün...

     
    Yeşildi dünyam, maviydi.. birde kahvereng iydi...
    Beni bir ürkek ceylanlar tanırdı, birde çingene serçeler...
    Yalnız kuşların sesi gelirken kulağıma, birde kavak yapraklarının...

    Sen;
    Durgunluğuma düştün...
    ve büyüdün içimde büyüdün, büyüdün;
    Sudaki halkalar gibi.

    Yeşildi dünyam, maviydi.. .
    Bir de kahvereng iydi; Sen, bana düştüğünde!..
    Bakışların, kendi ortasından büyüyen sıcak halkalar gibi iç içe yayıldı içimde...

    Hoşgeldin, dedim.
    Hoşgeldin sıcağım.
    Hoşgeldin salıncağım!

    Ve savruldu başım uzun bir iple dalına bağlanmış gibi..
    Savruldum;
    Senden sana doğru!
    Beni, sadece ürkek ceylanlar tanırken birde çingene serçeler...
    Ve ben, yalnız kuşlarla, kavak yapraklarının sesini tanırken...
    Sen;
    Durgunluğuma düştün...
    Ve büyüdün içimde büyüdün, büyüdün;
    sudaki halkalar gibi.

    Sen;
    Sessizliğime düştün...
    Sen;
    Kimsesizl iğime düştün...
    Belki de onun için böyle büyüdün içimde;
    Sudaki halkalar gibi!


    Muammer ERKUL

    Gülümseme...


    Bir gülümseme ; sevginin ve insan olmanın anahtarıdır.


    Bir gülümseme ; iç dünyamızın güzelliklerini , dışa yansıtır.

    Bir gülümseme ; bir külfeti yoktur , fakat çok şey kazandırır.


    Bir gülümseme ; evde saadet , iş yerinde muvaffakiyet.

    Bir gülümseme ; başkalarına ikramda bulunmak demektir.


    Bir gülümseme ; vereni fakirleştirmeden , alanı zenginleştirir.

    Bir gülümseme ; bir an sürer , bazen ise ebediyen yaşar.


    Bir gülümseme ; yorgun olan insanı dinlendirir.

    Bir gülümseme ; ümitsiz olana neşe ve hayat bahşeder.


    Bir gülümseme ; karanlık bir çehreyi aydınlatabilir.

    Bir gülümseme ; satın alınmaz , rica ile elde edilemez.


    Bir gülümseme ; ödünç verilmez , çalmak da mümkün değildir.

    Bir gülümseme ; kendiliğinden verilmedikçe işe yaramaz.


    Bir gülümseme ; ona ihtiyacı olanlara ilaç gibi gelir.

    Bir gülümseme ; sevgi köprülerini sağlamlaştırır.



    Bir gülümseme ; bazen bir hayat kurtarır.

    Bir gülümseme ; bazen bir savaşı da önler.


    Bir gülümseme ; bazen gülümsemeyemeyeni gülümsetir.

    Bir gülümseme ; sadaka yerine geçer , sevap kazandırır.

    Bir gülümsemeyi , gülümsemeye ihtiyacı olana bol bol verin.

    Bir gülümsemeye, gülümseyemeyenlerin ihtiyacı olduğunu unutmayın!




    Bir gülümseme ; için hiç kimse , ona ihtiyaç duymadan yaşayacak kadar zengin ve kuvvetli değildir.


    İKİ İNSAN ARASINDAKİ EN KISA MESAFE GÜLÜMSEMEKTİR



    www.levent-tatli.spaces.live.com
    December 19

    Sen Ağlama

    Image and video hosting by TinyPic

    Hasret oldu ayrılık oldu
    Hüzünlere bölündü saatler
    Gördüm sarkan iki damla yaş
    Ayrılık da sevgiyle beraber
    Bir şarkı bir şiir gibi
    Yaşadım canım acıları
    Senden bana hatıra şimdi
    Sakladığım sevgili kederler
    Bir sır gibi saklarım seni
    Bir yemin bir gizli düş gibi
    Ben bu yükü taşırım sen git,
    Git acılarla....
    Sen ağlama dayanamam
    Ağlama göz bebeğim sana kıyamam
    Al yüreğim senin olsun
    Yüreğin bende kalırsa yaşayamam

    www.levent-tatli.spaces.live.com

    Bir gidiş....

    Bir gidişi yaz" dediler, "yazarım" dedim... gitmeleri öğrenmiştim.

    Susardı, susardım, susardık, suskularca.....

    Bilinir bilinmez bir şarkının içinde kaybolurduk.
    Biz en çok susmayı sevdik, sevmeyi sevemediğimiz kadar.
    Koptuk ve dağıldık her şeye.
    Giderken durduramadık birbirimizi.
    Durdurmaya elin, elim, ellerimiz yetmedi.
    Eğitemedim çocuk kalmış korkularını, yanılgılarını törpüleyemedim. Sana gerçekleri gösteremediğim gibi.

    Giderken durdurmalıydın beni, yapmalıydın, yapamadın.
    Durdurmaya gücün, gücüm, gücümüz yetmedi.
    Belki de yoktu, biz var sandık.
    İnsan isterse yolları aşıyor, sen kapının eşiğini aşıp gelemedin. Geldiğim gibi gidemedim, gittiğim gibi dönemedim yüzüne.
    Sen, bildiğim sen değilsin artık.
    Ben, bildiğin ben, değişemem.
    Değişmelere suskun dudaklarım.

    Şimdi acı, yolunu şaşırmış bir deniz kaplumbağası gibidir yüreğimde. Şaşkın ama inatçı.
    Şimdi sen, adı geçmişte saklı ince bir sızı.
    Şimdi biz, bir şarkıdan çalınmış iki nota gibiyiz.
    Eksiğiz ve yokuz.
    Dilsiz ama mutluyuz.

    Bir kapının eşiğinde kaldı her şey.
    Beni dışarıya göndermeyecektin, içerde tutacaktın, arkamdan gidişimi seyretmeyecektin, yollara yürümeyecektim, sesimi gidişlerde yitirmeyecektim. Sesimi geceye vermeyecektin.
    Şimdi, kaldır gözlerini ve geceye bak. Sesimi gör yukarıda, ortada bırakılmış tellerimi. Densiz ama dengeli satırlarımın anlamını kavra. Geceye bak, sesimi kaydırma.

    Kimsenin öğretmediği bir şeyi öğretmeni dilerdim, ayrılırken ama sen herkesin öğrettiğini yineledin.şimdi aşk, inançlarını yitiren bir ayyaştır köprü altlarımda..

    Biz ki geceleri paylaştık, yastığı, şarkıları.
    Biz ki sözleri paylaştık, kelimeleri.
    Biz ki yüreği paylaşamadık, paylaşamadım galiba.
    Nedendir bilmem, eksik kaldık korkulara.
    Nutku tutulan gecelerin isimsiz sabahlarında, yanlış ve yangın kaldık.
    Geride kalan kırık ezgiler ve yorgun ruhların dansı.

    Sokağımın serseri gülüşü, gençliğimin asi sevgisi, isyanımın suskun gezgini. Gitmeye meyilli değildim, olduğum gibiydim, dinletemedim, dinletemedin, dinletemedik belki de.

    Şimdi sen, aksak bir hüzün, nerede coşacağını bilmeyen.
    Şimdi ben, değişemeyen bir şehir, nasıl sevileceğini bilen.
    Şimdi biz, olmayan bir şeyiz.

    Bir kapının eşiğinde kaldı her şey.
    Konuşmak anlamsız, susmak kalabalık, ayrılık bulaşıcı.
    Sevda, kör topal yürüyen bir dilenci gibidir artık.
    Seni sevdim ama gönderdin. Gönderilince dönemiyorum.
    Ben bir çiçeğim asi yanım, solunca aynı elde açamıyorum.

    Susuyorum, susuyorsun, susuyorlar, suskularca....


    Bir gidişi yaz, dediler, yazarım dedim.
    Gitmeyi öğrenmiştim, kalmayı öğretemediğim kadar.

    Bir gidişi yaz, dediler, yazarım, dedim.
    Gitmeyi giyinmiştim, yakıştırılmıştım veda sözlerine, merhabalara alıştırılamadığım kadar.

    Bir gidişi yaz, dediler, yazarım, dedim.
    Çok gitmiştim, söz gitmiştim, uzun gitmiştim, sesimi duyuramayacak kadar.

    Bir gidişi yaz, dediler, yazmaya giderken kendimden geçmişim.
    Arkama dönüp baktım, sende beni gördüm, el salladım.
    Artık çok geç, sendeki ben için çoktan bitmişim !....
                            www.levent-tatli.spaces.live.com
     
    December 18

    Beklenen...

    Ne hasta bekler sabahı,
    Ne taze ölüyü mezar.
    Ne de şeytan, bir günahı,
    Seni beklediğim kadar.

    Geçti istemem gelmeni,
    Yokluğunda buldum seni;
    Bırak vehmimde gölgeni,
    Gelme, artık neye yarar?
                          NECİP FAZIL KISAKÜREK...
                          www.levent-tatli.spaces.live.com
    December 16

    Ya Rahman...

                                                        www.levent-tatli.spaces.live.com
    Ya Rahman!
    Sen öyle rahmet edersin ki rahmetinin bir cilvesi cennetim olur
    Rahmetinden bir parilti sonsuz mutlulugumdur
    Rahmetinin bir damlasi herkesin rizkina kefil olur
    Su çorak gönlüme merhametini indir
    Su fani ömrümü sonsuzluga eristir...

     

    Ömrümün her aninda seni anmak dilerim
    Lakin halim el vermez unuturum
    Kalbime zikrini yerlestir uyandir beni
    Ölüm animi sen anarak yasamak isterim
    Lakin mecalim yetmez susarim
    Dualarimi katina eristir yandir beni
    Hesap günü seni razi etmeyi arzu ederim
    Lakin sevabim yetmez korkarim
    Yaptiklarimi hayra eristir iyilerle andir beni...AMİN...

                        www.levent-tatli.spaces.live.com


    December 14

    Ne içindeyim zamanın,ne de büsbütün dışında...

    Ne içindeyim zamanın
    Ne de büsbütün dışında;
    Yekpare geniş bir anın
    Parçalanmış akışında,
    Bir garip rüya rengiyle
    Uyumuş gibi her şekil,
    Rüzgarda uçan tüy bile
    Benim kadar hafif değil.

    Başım sukutu öğüten
    Uçsuz, bucaksız değirmen;
    Içim muradıma ermiş
    Abasız, postsuz bir derviş;

    Koku bende bir sarmaşık
    Olmuş dünya sezmekteyim,
    Mavi, masmavi bir ışık
    Ortasında yüzmekteyim
                    AHMET HAMDİ TANPINAR...
                     www.levent-tatli.spaces.live.com
    December 11

    Gül kokulu yarim hoşgeldin yüreğime...

    apayri-olmali-1 resimleri

    Kapılarımı yıkmaya geldin demek,kilitleri kırıp yüreğimin derinlerine
    sızmaya ve beni esir almaya öyle mi...

    Oysa ben hep kaçmıştım senden bunca zaman yıpratılmak korkusuyla..

    Ya da köşe bucak saklandığımı sanırken bile hep peşimdeydin belki de...

    Meğerse ne kadar yakınmışım sana; ne kadar içimdeymişsin hiç fark etmedim..
    Nice sevda büyütüp göz bebeklerime sakladım ki bana seni getirene armağan edeyim diye...
    Bugün güneş pencereme daha parlak doğduğunda anladım hayatıma girdiğini...

    Kışlar daha bir bahardı sanki,baharlar daha bir yeşil gelecekti artık gönlümün kırlarına...

    Düşlerim daha pembe;pembelerim daha mavi dolaşacaktı gökyüzünde....
    Gözlerim daha bir ışıldayacaktı sebepsiz pırıltılarla etrafı seyrederken,,
    ve hayat daha yaşanılır olacaktı artık seninle...
    Aslında beklemiyordum seni ama iyi ki geldin...
    Madem ki uzak diyarlardan geldin kalbime dolmak,içimi ısıtmak için...
    Madem ki baharı serdin yüreğimi üşüten ayazın üstüne ve ışığı oldun göz bebeklerimin...
    Madem ki gecenin grisine yıldızlar dokuyup, gündüzüme bir güneş daha
    kondurarak girdin hayatıma;....

      
     


    Öyleyse hoş geldin gözlerime, yüreğime, kalbime sevdiğim hoş geldin.......

    www.levent-tatli.spaces.live.com

    AŞK yanmaktır...

    Aşk dediğin beklemektir Ey Sevgili!
    Kays gibi Mecnun olana kadar, Hz. Yakup gibi aydınlığa hasret kalana kadar beklemek bekleye bekleye gözden olmak, sözden olmaktır.
    Ve beklemek dünyanın en asil eylemidir, eğer beklenene değecekse. Bilesin!


    Aşk; yanmaktır Ey Sevgili!
    Yanıp kül olmaktır, Kerem gibi Aslına ermektir. Ateşin ortasına hesapsız girmektir İbrahim misali. Ki onun gönlünün yangınıdır ateşi gülistana çeviren.
    Ki yanmak insanı kurtarır hamlıktan çiğlikten. Hem ne diyordu şair; "Yanmışın halinden ne bilsin ham/ Sükut gerektir bize gayrı vesselam..
    Gözlerinden ayrı geçen her an yanmaktayım. Bilesin!


    Aşk; bedel ödemektir Ey Sevgili!
    Bülbül, gonca Gül'ü görebilmek için her seher uyanık olmak ve güle ulaşmak için yüreğini Gül'ün dikenine asmak, kanını akıtmak zorundadır. Ya ben yüreğimi nereye asayım Ey Sevgili.
    Çünkü Aşk bedel ister, külfetsiz nimet olmaz.
    Beklemek bedel ödemekse eğer hâlâ ödüyorum o bedeli. Bilesin!


    Aşk; vazgeçmektir Ey Sevgili!
    Mecnun gibi aklından, Kerem gibi bedeninden vazgeçmek. Yardan gayrısından, cümle cihandan vazgeçmek.
    Yemeden, içmeden, uykudan uyanıklıkdan ve vazgeçmekten bile vazgeçmektir gün gelince.
    Senin için senden vazgeçmişim. Bilesin!


    Aşk; bilmektir Ey Sevgili!
    Bir tek yârı bilmek, onu candan daha aziz bilmektir. Ondan gayrı bildiklerinin hiçbir şey olduğunu dünyanın onunla mana bulduğunu bilmektir.
    Onun selamı ile gelen bela olsa EyvALLAH (c.c.) diyebilmektir.
    Kızmana, gülmene, gelmene, gitmene hepsine Eyvallah. Bilesin!


    Aşk; susmaktır Ey Sevgili!
    Onun güzelliğini, iyiliğini tarif etmeye gücün yetmediği an susmaktır. Kelâmın, kalemin, sözün tükendiği yerde, manayı sessizliğe yükleyip susmaktır.
    Artık sustum Ey Sevgili. Bilesin!
    Aşk dediğin susup beklemektir,
    Aşk dediğin....
    December 07

    hatırına düşeceğim...

    HATIRINA DÜŞECEĞİM

    Kopkoyu bir sis içinde bir akşam
    Hatırına düşeceğim belki
    Bir an ıslayacak yağmur yüzünü
    Birden o tatlı demleri hatırlayacaksın
    Sonra sıcak yatağında
    Uzun uzun ağllayacaksın.
    Ağlayacak!

    Boğazında bir şeyler düğümlenecek
    Ah yanımda olsaydı diyeceksin
    Tüm yıldızlar gülecek haline
    Ay da göz kırpacak
    İliklerine işleyecek bensizlik.
    Kahrolacaksın...!

    Bir sigara tüttüreceksin ihtimal
    Ufku seyredeceksin saatlerce
    Bir rüzgâr kopçalayacak yüzünü
    Sonra hayalim gelecek karşına
    Bir şiirimi mırıldanacaksın
    Hıçkıracaksın..!

    Gönlünden atamadığın gibi
    Kafandan da silemeyeceksin beni
    Düşlerine gireceğim her gece
    İnce bir hüzün bürüyecek yüzünü
    Ve çırılçıplak gerçekleri o zaman
    Anlayacaksın..!

    Sonra bir şeyler yazmak isteyeceksin
    Kafan gibi kalemin de işlemeyecek
    Unutmak isteyeceksin her şeyi
    Ama unutamayacaksın hiç bir şeyi
    Kıvranacaksın!



    Necip Fazıl Kısakürek

    www.levent-tatli.spaces.live.com

    December 02

    ÖLÜMÜN ADI DOKUNUYOR DUDAK UÇLARIMA...

    SONBAHAR...
    Durgun havuzları işlesin bırak
    Yaprakların güneş ve ölüm rengi,
    Sen kalbini dinle,ufkuna bak.

    Düşünme mevsimi inleten rengi
    Elemdir mest etsin ruhunu
    Eser rüzgarların durgun ahengi.

    Yan yana sessizce mevsimle keder
    Hicrana aldanmış kalbimde gezin
    Esen rüzgarlara sen kendini ver.
           AHMET HAMDİ TANPINAR...

    Yokluğun....

    SANA ÇIKMAYAN YOLLARDA
    SENDEN İZLER ARADIM
    BULDUĞUM YOKLUĞUNDU
    ÇARESİZ AVUÇLADIM...
    VE BEN DE BÜYÜDÜM BAK...
    GÖR NASILDA OLGUNLAŞTI YÜREĞİM
    YOKLUĞUNA HAMALLIK YAPTIKÇA...