Levent's profileGÖZLER NE RENK OLURSA OL...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    January 30

    Yılın e-postası-YAŞADIĞIMIZ HAYATIN FARKINDAMIYIZ

    Yaşadığınız hayatın farkında mısınız?
    Yılın e-postası bu haberde!..
    BU YILIN E-POSTASI İLAN EDİLDİ

    Mutsuz olduğunuzu düşünüyorsanız onlara bakın.


    İş Gelirinizin düşük olduğunu düşünüyorsanız, o ne yapsın?


    Fazla arkadaşınız olmadığını düşünüyorsanız...


    Vazgeçmeyi düşündüğünüz an, bu insanı düşünün:


    Yaşamda acı çektiğinizi düşünüyorsanız, bunun kadar acıya katlanıyor musunuz?


    Ulaşım sisteminizden şikâyetçi iseniz, bunlar ne yapsın?


    Bulunduğunuz toplum size adil davranmıyorsa, bu kişi ne yapsın?


    Ne şekilde olursa olsun yaşamdan zevk alın.
    Olaylar bazıları için kötüdür ama bizim için çok daha iyi :)

    Yaşamınızda dikkatinizi çeken pek çok şey vardır fakat sadece birkaçı yüreğinize dokunur... bunları izleyin....

    Bu e-postayı herkese gönderin:


    Çalışmaktan sıkılıyor musunuz? Onlar değil!


    Sebzeden hoşlanmıyor musunuz? Onlar açlıktan ölmek üzereler!


    Ebeveyniniz size özen göstermekten yoruluyor mu? Onlar aldırmıyorlar!


    Aynı oyunlardan sıkılıyor musunuz? Onla rın başka seçenekleri yok!


    Birisi Nike yerine size Adidas hediye edebilir.. Onlar hep tek marka giyiyorlar!


    Yatakta uyumak için minnettar oluyor mu? Onlar bir daha uyanamayacaklar!




    Etrafınızdaki her şeyi gözleyin
    ve bu geçici yaşamda
    sahip olduğunuz her şey için
    müteşekkir olun...

    İhtiyaç duyduğumuzdan çok daha fazlasına sahip olduğumuzdan dolayı bahtiyar sayılırız.

    Erkek ve kız kardeşlerimizin üçte ikisinin unutulduğu ve umursanmadığı bu 'modern ve gelişmiş' toplumun içinde sonsuz döngü içinde devam eden bu tüketime özendiren ahlaksızlık anlayışını beslememeye gayret edelim.


    Bu sunuyu elinizde tutmayın, gönderin, anlamsız olmayacaktır.

    Az şikâyet edelim
    çok iş yapalım!
     
             
          LEVENT EKŞİOĞLU

     
    January 29

    Dünyanın en iyi göz yansımaları...

    Siyah noktaları saymaya çalışın Gözlerinizi siyah noktaların üzerinde tutmaya çalıştığınızda, yatay ve dikey çizgilerin birleşme noktalarından belirip kayboluyorlar. Yakalamak gerçekten çok zor
     
    2---
    Gözlerinizi ortadaki noktada odaklayın Gözlerinizi dairenin ortasındaki noktaya sabitleyin ve sonra da başınızı öne ve arkaya doğru hareket ettirin. Dairenin dönmeye başladığını göreceksiniz
     
    3--
    Klasik bir hangi resme bakıyorsunuz çeşitlemesi. Birbirine bakan iki yaşlı insan mı yoksa karşılıklı gitar çalan meksikalılar mı görüyorsunuz?
     
    4--
    Beyaz ve siyah mı acaba? İlk bakışta siyah ve beyaz karelerden oluşan bir dama tahtası gibi gözükse de aslında renkler sadece grinin farklı tonları… Yani resimde ne siyah ne de beyaz kullanılmış…
     
    5--
    Bu göz yanılsamasının adı Kafe Duvarı; çünkü bu illüzyonu Richard Gregory, kendi kafesinde keşfetti. Yatay çizgiler, aslında düz olmasına rağmen resimde eğri gözüküyor..
     
    6--
    Dönen halkalar… Resme odaklanırsanız, halkaların her iki yönde de döndüğünü göreceksiniz. Sadece bir tane halkaya odaklanırsanız o halka duruyor, diğerleri ise dönmeye devam ediyor.
     
    7--
    Artık göz yanılsamaları grafik tasarımcıları tarafından reklam amaçlı olarak da kullanılıyor.
     
    8--
    Hangi turuncu daha büyük? Dikkatle bakın, turuncu daireler aslında aynı boyutta… Boyut algımızın değiştiğini gösteren bu illüzyonda, etrafında büyük halkalar olan turuncu halka diğerinden daha küçük gibi görünüyor…
    9--
    Alman meteoroloji profesörü Wilhelm von Bezold tarafından keşfedilen bu illüzyonda, renklerin tonunun yanındaki renge göre değiştiği görülüyor. Beyazın arasındaki kırmızı çizgiler daha açık kırmızı gibi görünürken, siyahla birlikte kullanılanlar daha koyu..
     
    10--
    Beyaz çizgiler mi yoksa gri noktalar mı? Siyah karelere dikkatle bakın. Siyah karelerin arasındaki beyaz çizgilerin arasında gri noktaların belirdiğini göreceksiniz..
                                                                       www.levent-tatli.spaces.live.com
    January 28

    Bırakıp gittiğin kadarız...

    Bir dönüşle dönüyoruz
    Hiç yağmur yağmıyor kum taneleri uçuşuyor üstümüze
    Bir dönüşle dönüyoruz
    Yorgunuz
    Tenimiz esmer
    Içimizde mağrur bir hüzün
    Yaralarımız var
    Ezcasi olmayan vurgunlar
    En cok kadınlarımıza yakışan ağlamakla
    En çok erkeklerimize dokunan caresizlikle
    Yaklaşıyoruz hayatın ikindisine
    Biraz daha yaklaşıyoruzBir el uzatımında
    Akşamın alacasıyla
    Bu, senin gidişinin hemen ertesinde
    Dudaklarımızın kuruduğu
    Suların cekildiği
    Kızıldenizin diclenin
    Önümüzde Hz.Musa elimizde asa ile yarıp geçtigimiz nilin
    Ve eteklerimizi savura savura tükettiğimiz birlikteliğimizin ardından
    Kayıp giden yıldızların şarkısı gibiyiz
    Bir dönüşle dönüyoruz
    Ne güzel oluyordu
    Sağımıza dönüp seni görünce
    Ne güzel oluyordu düştüğünde önümüze
    Adı safranlara sarılı bir aşk gibi maceramız
    Adı kıskanç kervanların zümrüt yüklerinde yazılı
    Adı leyla
    Bir vaveyla kadar dokunsanız ağlamaklıyız
    Bir dönüşle dönüyoruz
    Belki baksak arakamıza ordasındır
    Bu efsunu kaybetmek istemiyoruz
    Hiç bir şeyini istemiyoruz aslında dünyanın
    İncisini yakutunu ipek yumuşaklığını yastıkların
    Bebeğin yüzümüze dokunuşunu istemiyoruz
    Eşlerimizin limanlığını
    Ocağımızın sıcaklığını bile istemiyoruz
    Bir dönüşle dönüyoruz
    Seni unutmamak…
    Gittin mi aramızdan
    Elini çektin mi üzerimizden
    Bizi yetim şehrini öksüz bıraktın mı
    Ne yapalım işte ağlamamayı beceremiyoruz
    Isırdıkça kanıyan dudaklarımızdan dökülen boş sözlerle
    Birbirimize soruyoruz
    Hava nasıl saat kaç
    Yine çayırların yeşlliğinde otlayan kuzuların arasındayız
    Yine cayırların üstünde matem işliyoruz
    İnceldiği yerden kopan dünya
    Bir araftan yol bularak başımıza düşüyor
    Gök kubbe patlıyor tepemizde
    Hissediyor anlıyor ama anlatamıyoruz
    Bir dönüşle dönüyoruz
    Bırakıp gittiğin kadarız
    Hiç yağmur yagmıyor
    Yorgunuz
    Tenimiz esmer
    İçimizde mağrur bir hüzün
    En çok erkeklerimize dokunan çaresizlikle
    En çok kadınlarımiza yakışan ağlamakla
    Yaklaşıyoruz hayatın ikindisine
    Ne yapalım
    Hiç yağmur yağmıyor
    Sensiz yürüyünce
    Bir dönüşle dönüyoruz
    Kıyamet bize
    Kıyamet bize
    Sen yinede merhamet et bize
    Merhamet et bize
    Merhamet bize
                                    İbrahim Sadri 
    January 27

    Sen yine SEN...

    Bilirim özlediklerin girer düşlerine ve uykusuzluktan kan çanağına dönmüş gözlerin yaban ellerde tanıdık bir çift göz arar..
    Ruhunu okşayan tatlı sözler söyleyecek birileri olsun istersin yanında..
    Canın çay içmek ister ısınsın diye buz tutmuş yüreğin...

     

    Ben burda bu koca şehirde gelişine adaklar adayarak bekliyorum

    Sessiz, habersiz…

    Eskiden olsa, sesini olsun duyurup, su serperdin çorak gönlüme.

    Sesini duysam yeter diye başlıyorum dizelerime…

    Sesin ne kadar uzak!!!

     

    Hava iyice soğudu…

    Bulutlar sevdam gibi kapkara…

    Keşke diyorum şimdi, gök gürlese, bir yağmur yağsa şehre..

    Gelişin sevinç gözyaşlarıyla kutlansa gökyüzünde…

     

    Çakan şimşeklerden korkmayacağım bu kez…

    Günlerdir bekliyorum, bekliyoruz ruhumla birlikte,

    Yağsın yağmurlar kurak topraklara diye…

     

    Ah diyorum şimdi..
    Bir yağmur yağsa...
    Sen çıkıp gelsen..
    Soğuktan üşümüş ellerini alsam parmaklarıma..
    Öpsem avuç içlerini..
    Sonra bir daha, bir daha..
    Koklasam, sarılsam sana..
    Yağmurlar yağsa..
    Yüreğimdeki aşk alev alsa, bir kor düşürsem gözlerine..
    Bir yıldız yanıp sönse gözlerinde..
    Karanlıklar aydınlansa..
    Ruhumu ıslatsan varlığınla...Dudaklarında kaybolsam..
    Ve bir daha yolumu hiç bulamasam...

     

    www.levent-tatli.spaces.live.com

    January 24

    Günün sözleri...

    Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.
     
    Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.
     
    Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.
     
    Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.
     
    Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.
     
    Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.
     
    Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.
     
    Resmin tam boyutunu görmek için üzerine tıklayın.
                                www.levent-tatli.spaces.live.com
    January 17

    Hazanım umudum...

    ayak sesleri gelir hazanın...umudum iplik olup düşer toprağa ...

    Yüzünü suya düşürdüğün de
    Güneş,
    Tüm kızıllığıyla...

    Çöker omuzlarıma hasretin.
    Gecenin matemi sızar
    Mısralarıma...

    Sevdama öğkünürüm
    "Hasret kaldım gözlerinin rengine"
    Derken dilim...

    Sen olup bakan gözlerim de büyür,
    Göz bebeklerin...

    ...ve ben En çok seni bellerim,
    ...ve ben
    En çok seni ağlarım.

    Her ismini anışım
    Titretir içimi,
    Hasretini çoğaltır
    Ömrümden her eksilen gün...

    www.levent-tatli.spaces.live.com

    January 16

    BİR AVUÇTUK BİZ GÖKLERE SIĞMAYAN..

    Bir avuctuk biz goklere sigmayan
    Bir avuctuk biz cennete susayan
    Dusmez dilimizden sokulmez kalbimizden
    En kutlu sozdur bu

    La ilahe illallah
    La ilahe illallah
    218oqbj6224tavq9foto1316ub6foto2324ic0savas685fsbg7273fpat2
    Yar oldun gonlume, sevgi ektin icime
    Tevhid binasinda gonlum gonlun ustune
    Dusmez dilimizden sokulmez kalbimizden
    En kutlu sozdur bu

    La ilahe illallah
    La ilahe illallah
    filistin3bc3foto1316ub6foto2017mm6foto22032srfn6foto2324ic0kapak20filistingj2mazlum ümmetin çoçuklarıne gunah işledi bu bebek silahmı sıktı yoksasavas685fsbg7
    Alnimizin akli zalime kabus olur
    Mazlumun cani yansa ahi biz edokunur
    Dusmez dilimizden sokulmez kalbimizden
    En kutlu sozdur bu

    La ilahe illallah
    La ilahe illallah
    ....................
    Çatlamış dudakları, mavi gökyüzü kadar bıkkın gözleri, yok olmuş umutları kadar
    taptaze bedenleriyle öylece uzanırlar yollarda. Doldurur çığlıkları bir zamanlar
    çelik çomak oynadıkları dar sokakları
    .

    www.levent-tatli.spaces.live.com





    January 13

    Bir Can istiyorsan Beni Götür Azrail

    Anlami Yok Gecelerin, Sözlerinin

    Bu simsiyah Saclarinin Gözlerinin

    Bu Son Sözün Perisan Etti Yüregimi

    Ucurumlar Caldi O Sonsuz Sevgimi

     

    Sakin Kal Deme Bebegim

    Azrail Bekler Beni Gidecegim

     

    Gitmem Gerek Sevdigim

    Ne Olur Aglama

    Yollar Elbet Bulusur Sakin Korkma

    Bir Can istiyorsan Beni Götür Azrail

    Benim Sevdigime Dokunma...

     

    Gecmiyor Geceler Bitmiyor

    Dönmeye Yetmiyor Kelimeler

    Usulca Girerken Masum Kalbime

    Ne Acilar Yasattin Bitmeyen Sevgime

     

    Artik Cok Gec Bebegim

    Azrail Bekler Beni Gidecegim

     

    Gitmem Gerek Sevdigim

    Ne Olur Aglama

    Yollar Elbet Bulusur Sakin Korkma

    Bir Can istiyorsan Beni Götür Azrail

    Benim Sevdigime Dokunma...

     

    Yalnizlik Gemileri Coktan Batti

    Kursunlar Yagdirdi Bir Sözün Yuregime

    Ucurumlar Aldi Elimden Seni

    Mesafeler Caldi Sevgimi

    Artik Hayat Anlamsiz Geliyor Bedenime

    Vakit Geldi Diye Düsünüyorum Kendi Kendime

    Dedim ya Azrail Bekler Beni Bekler Beni

    Sunu Unutma Birtanem

    Seni Hep Sevdim

    Son Nefesimi Verirken Bile

    Dudaklarimdan Cikacak Kelime

    SEN OLACAKSIN SEN OLACAKSIN SEN OLACAKSIN!

     

     

    Hayat Yine Kimi Yenik Düşürdün!

    www.levent-tatli.spaces.live.com

    January 11

    FİLİSTİNİ DESTEKLİYORUZ

    Filistin Halkının

    zalimlere karşı

    direnişini destekliyoruz

     

    Filistin Halkının

    zalimlere karşı

    direnişini destekliyoruz

    January 10

    AĞLASAM TESİRİ YOK,SUSSAM GÖNÜL RAZI DEĞİL

    Televizyondaki görüntüler içler acısı… Zavallı baba kucağındaki oğlunu hastaneye yetiştirmeye çalışıyor. Bebek cesetleri ortada. Bu durumu hangi şairin dizeleriyle, hangi filmin kareleriyle izah edeceksiniz? Hangi büyük roman bu trajediyi tarif edebilir?

    Ne kadar da kolay söylüyoruz, bu vahşet durmalı, bu saldırı bir an önce bitmeli diye. Bu kadar kolay mı ya, bu kadar basit mi? AB’nin bilmem nesi adam hâlâ utanmadan çıkıp diyor ki, “Operasyon savunma amaçlı, saldırı değil.” Hiç mi vicdanın yok be adam. Savunma amaçlı olduğu için mi 600’ye yakın isan öldü?

    Yetim kalan çocuklar, zavallı bebekler, acısıyla yaşamak zorunda kalan anneler-babalar… İnsan haberlere bakarken, dramları okurken yüreği dağlanıyor. Boğazı düğümleniyor. İsrail’in ilk vahşeti mi bu?  Peki son mu? Ne çabuk unuttuk, daha iki buçuk sene evvel, Lübnan’ı kırıp geçirmedi mi İsrail? Ramallah’ta Arafat’ı aç susuz, elektriksiz bırakmadı mı?

    İçselleştirilmiş acılar içinde yaşıyoruz. Her gün dört beş Filistinli zaten öldürülüyor. Kanıksamışız. Umurumuzda değil. Yazık. İnsanlığımızı unutmuşuz. İnsan olan düşünüyor, acaba ne yapabilirim diye? Ama elden pek bir şey gelmeyince çaresiz kalıyorsun. Sussan gönlün razı olmuyor.

    20. yüzyıl maalesef Müslümanları aşağılama ve hiçe sayma yüzyılı olmuştu. 21. yüzyılda da her şey olduğu gibi devam ediyor. İsrail kurulduğu günden bu yana Müslüman avlıyor... Rusya Çeçenistan’da Müslüman kesiyor… ABD öncülüğündeki Batı sağolsunlar (!) Afganistan ve Irak’ta mezarlıkları boş bırakmıyor. Bosna’da katledilen Müslümanları kim unuttu? Srebrenitsa’da 250 bin Müslamanın kanlı gömleği hala kurumadı.

    Vicdanları sızlamadan çıkıp bu işin suçlusu olarak inatla Hamas’ı gösteriyorlar. El insaf, el vicdan? Bu kadar mı yüzsüzlük olur! Hamas olmadan önce sanki İsrail hiç katliam yapmadı. Gazze kimin toprağı? Batı Şeria kimin? Sen adamın toprağını işgal etmişsin. Yetmemiş adamları dar alana sıkıştırmışsın. Hava bile aldırmıyorsun. Uluslararası kararlar var. BM sana oradan çık diyor. Umurunda değil. Çünkü büyük Yahudi sermayesi arkanda. ABD arkanda. AB arkanda. Ne olur ki sana!

    Tamam Batı böyle. Zaten böyleydi. Değişmesini bekleyemezsin. Peki kendi ülkemizdekiler. Vahşeti görmezden gelenler… 5 Ocak tarihli Hürriyet’te Tufan Türenç’in yazdıkları… “Hamas'ı oradan İsrail değil, dünya temizlemeli.  Talihsiz ve bilinçsiz Filistinlileri Hamas teröründen dünya kurtarmalı.”

    İnsan olan bunu yazarken utanır. Gözleriniz bu kadar mı kör? Ayıp desem tesir etmez… Çünkü siz böylesiniz. Müslümana tahammülünüz yok. Müslüman sizin gözünüzde ikinci sınıftır, aşağılıktır, dağdaki çobandır. Evinizdeki hizmetçi, temizlikçi kadındır.

    Medyada sessiz kalan, Gazze’yi görmezden gelen böyle çok kalem var. Bir de sırf kendi çıkarı uğruna Gazze’ye Refah Sınır Kapısı’nı açmayan Mısır diye bir ülke var. ABD’den ve İsrail’den ürktüğü, pardon ne ürkmesi, neredeyse altına ettiği için gıkını çıkaramıyor ve bu drama sessiz kalıyor. Bu arada Suudi Arabistan nerede? Ürdün? Diğerleri…

    Aman Allah’ım… Bu acı dayanılır gibi değil. Nereye baksak dram, nereye eğilsek trajedi… Bu dünya Bosna’yı görmedi… Çeçenistan’ı yok saydı… Afganistan’ı, Irak’ı hiçe saydı. Filistin zaten yoktu… Ne diye? Biri bize bunu açıklayabilir mi? Biri bize bunun sebeplerini sayabilir mi?

    Nasıl aklı selim olalım? Nasıl sabırlı davranalım? Göz göre göre işlenen bu cinayete nasıl sessiz kalalım? Kalamayız, çünkü biz insanız. Hâlâ bir vicdanımız, kalbimiz var.

    Ve de… Türk insanı tüm dünyaya gösterdi ki, biz duyarsız kalamayız. Bizim atalarımız Avrupa’dan kovulan Yahudilere kapılarını açmıştı. Bugün aynı şey olsa yine açarız. Ama biz kapılarımızı açtığımız insanların bu kadar insanlık dışı davranacaklarını, kendilerini kaybedeceklerini, izandan yoksun olacaklarını hiç düşünmemiştik. Çünkü herkesi kendimiz gibi bilmiştik. Yazık!

    Not: İnsanlığın hâlâ var olduğunu bize gösteren, Gazze’deki gözyaşlarını içimizde hissetmemizi sağlayan Ülke TV’ye ve çalışanlarına çok şey borçluyuz. İyi ki varsın Ülke TV.

    Cem KÜÇÜK / Haber 7

    www.levent-tatli.spaces.live.com

    January 07

    HEPİMİZ FİLİSTİNLİYİZ

    Ne de haz duyardı gökteki bulutlar, belki de coşa gelir ve yağardı yağmurlar Kudüs’ün yanık bağrına…

    Ahh yerlerin minik mücahidleri, ahh göklerin şanlı şehitleri… öpmek isterdim o taş atan minik ellerinizi teker teker. Belki o zaman elleriniz hüzün dolu bağrımı teskin eder. Kapatın beni en rezil zindanlara da, bırakmayın beni utancımın kuytusunda… Takmadım zilletin kolyesini henüz boynuma, takamam da.

     Ne vardı da bırakıp gitti tüm güzellikler bizi. Ahh Şeyh Ahmet Yasin, senin gülüşünle gülerdim hep. Sarıldım hayaline, asr-ı saadetten günümüze taşıdığın kokuna doyardım. Ne de büyüktü yüreğin senin, tüm ümmeti kucaklardı çolak ellerin, öpülesi ellerin…

    Sokakları düşer aklıma Gazze’nin. Barut, kan ve cesetlerin arasında dirilen, direnen; o kökleri ta cennete, dalları yüreğimizde kutlu sevdanın mubarek, mukaddes, muvahhid erlerini görür gibiyim yanımda. Bağrında bir kurşunla cennete “selam” diyenlerin şehadetini ve meleklerin onlara şahitliğini işitir gibiyim. Okul çıkışlarında, oyun sahalarında taşa karşı mermi oynayan cennet gözlü çocukların tekbirlerine eşlik ederim. Düşerim yollara, kahpe Yahudi’nin inancını boğarım, var gücümle…

    Gözlerimden bir damla yaş aksa, adı Aksa olsa… Ruhum bir siper olsa ve kurtulsa Aksa… Bir damla kanım Aksa, cennete kadar, şahitliğe kadar, şehitliğe kadar el-AKSA!!!

    M. Salih Aydoğan
    January 05

    BEN SENİ YASAKLARDA SEVDİM...

    sabahı öptüm gözlerinde
    geceyi yaktım
    ateşi aldım dudağından
    sözleri yaktım



    ben seni uzaklarda
    ben seni tuzaklarda
    ben seni yasaklarda sevdim
    ben seni yasaklarda..


    baharı öptüm saçlarında
    kışları yaktım
    umudu aldım yüreğinden
    düşleri yaktım



    ben seni uzaklarda
    ben seni tuzaklarda
    ben seni yasaklarda sevdim
    ben seni yasaklarda



    Ben Seni Yasaklarda Sevdim
    www.levent-tatli.spaces.live.com

    GECE...

    Dün gece, gece ile söyleştim yine ben
    Dün gece, gece söyledi olacak olanı
    Dedi bak şu koca dağlar adım adım yürüyecek
    Şu kabrilerde uyuyanlar dirilecek

    Dedim Ah dedim Eyvah
    Bize kim yardım edecek
    Dedi ALLAH
    Dedi ALLAH
    İllALLAH

    Dün gece gece ile söyleştim yine ben
    Dün gece, gece söyledi olacak olanı
    Dedi bak açılan gözler endişeyle dikilecek
    Analar bile bebeleri terk edecek

    Dedim Ah dedim Eyvah
    Bize kim yardım edecek
    Dedi ALLAH
    dedi Alalh
    İllALLAH
                  ÖMER KARAOĞLU

     

                  www.levent-tatli.spaces.live.com